Doğum Öncesi Doktor Önerilerindeki Sır Yahud Bebeğin Önemi!

nufus-orani

Birileri Türkiye’deki nüfus artış oranına etki etmeye çalışıyor, artık bu gerçeği anlamış bulunmaktayım!

Bebekler, çocuklar, gençler… Neslin devamı, daha güzel bir dünyanın ve ahiretin müjdeleyicileri. Şu sözler yeter bebeklerin önemini izah etmeye… Bazıları ise bebeklerimize kastetmiş durumda!

Bizzat akrabalarımdan, oturduğum semtteki arkadaşlarımdan ve aile bireylerimin yakın çevresinden işittiğim bilgiler ışığında bir kanaate vardım. Türkiye’de bebek bekleyen ailelere doğum öncesi muayenelerde belli bir faz geçildikten sonra, çocuk sağlıklı da olsa, yalan söylenerek istenmeyen sonuçlar elde ediliyor.

Anlatılan vakaları daha önceleri duyardım, yani çevremden duymadan önce de böyle bir şeyin varlığından haberdar idim. Açıkoturum veya tartışma programlarında da duymuşluğum var. Genelde bir “komplo teorisi” der geçerdim. Ama çok yakın bir akrabamın da başına gelince “E yeter artık lan” diyerek bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Değerli okurlar, insanlıktan çıkmış bazı doktorlar, doğumların bilerek sezaryen olması ya da kürtaj için sezdirmeden ailelere “Çocuğunuz down sendromu doğabilir, çocuğunuz yürüyemeyebilir, çocuğunuz şu hastalıkla doğabilir, çocuğunuz ters dönmüş sezaryanla doğum mecburi” vs. diyerek ya sezaryena ya da kürtaja kapı aralıyor.

Gelişmekte olan ülkeler listesinde hızla ilerleyen Türkiye, dünyada eşi benzeri olmayan bir şekilde nüfus patlaması yaşamaktadır. Nüfusu en genç ülkelerden birisiyiz. Lakin son yıllarda, özellikle 80’lerden sonra “mantık evlilikleri” artmaya başladı. Çalışan anne ve baba, en az 1 en fazla 2 çocuk düşünmeye başladı.

TÜİK Verilerine Göre Bazı Yıllar Ve Nüfus Artış Oranları

“Türkiye’de nüfus artış hızı giderek azalıyor. İlk nüfus sayımının yapıldığı 1927 yılında 13,6 milyon kişi olarak hesaplanan ülke nüfusu 2011 yılında 74,7 milyon kişiye ulaştı, ancak nüfus artış hızı binde 21,1’den binde 13,5’e geriledi. ”

Basına 25.03.2012 tarihinde yansıyan TÜİK verileri:

  • 1927 21,1
  • 1935 17,2
  • 1940 17,0
  • 1945 10,6
  • 1950 21,7
  • 1955  27,8
  • 1960 28,5
  • 1965 24,6
  • 1970 25,2
  • 1975 25,0
  • 1980 20,7
  • 1985 24,9
  • 1990 21,7
  • 2000 18,3
  • 2008 13,1
  • 2009 14,5
  • 2010 15,9
  • 2011 13,5

29 Ocak 2014 Tarihli Son TÜİK Verileri:

“2012 yılı itibariyle 75 milyon 627 bin 384 kişi olan ülke nüfusu, 1 milyon 40 bin 480 kişilik artışla, 2013 sonunda 76 milyon 667 bin 864 kişiye ulaştı.  Yıllık nüfus artış hızı 2012 yılında binde 12 iken, 2013 yılında binde 13,7’ye yükseldi.”

13,7 YETMEZ! En az 25,5 olmalı.

Başbakan Neden 3 Çocuk Diyor?

Şu ortalama, Osmanlı döneminde yoktur değerli okurlar. 100 yılda bu ortalama ile bugün 75+’yız. 1300-1923 arasında, bu nüfus artış bereketi olsaydı bugün Çin ve Hindistan ile kafa kafaya gidiyor olacaktık…

Hükümetler geçici, hükümetin amacı ülkenin çıkarlarını milletleri uğruna korumaktır. Dünyada söz sahibi olmak isteyen milletlerin üç şeyle bu amaçlarını gerçekleştirdiğini görmekteyiz:

  1. Dava.
  2. Nüfus.
  3. Jeopolitik konum.

Türkiye’de şu an dava dışında, ki dava da oluşmakta, diğer ikisi hazır bulunuyor. Jeopolitik konuma direk etki edemeyecekleri için nüfusumuza saldırıyorlar.

Peki, bu saldırı nasıl oluyor? Tarihi süreci nedir? Şu video gayet açıklayıcı, şoke olacaksınız.

Doktorların Yanlış Yönlendirmesine Bir Örnek

Böyle bir yazı yazacağımı Facebook’ta söylemiştim. Bir arkadaş, ne demek istediğimi anladı ve kendi başına gelenleri direk yazdı! İşte size örnek bir vaka!

Eşimin ilk hamileleğinde 5 doktora gittik. ilk 4’ü ve gittiğimiz laboratuvarlar bebeğiniz ölü, bebeğiniz mongol, sakat, hemen alalım, daha gençsiniz yenisini yaparsınız dediler. Bebeği öldürebilecek ya da sakat bırakabilecek testler istediler ki bunlardan sadece birisi o günün parasıyla 800.00 Tl ydi. (Allahtan google var.) 5. ci doktara gittik, olanları anlattık. Bize ” ne yapmayı düşünüyorsunuz çocuklar.” dedi. Eşim, eğer benzer şeyler söylemeye kalkarsanız eve ebe götürüp, çocuğumuzu dünyaya getireceğiz. dedi. Doktor çok iyi çıktı.Allah razı olsun. Allah’a şükür kızım sağlıklı ve normal. Bu sene ilkokula başlıyacak. Bir başka doktor oğlumun ayaklarını yamuk bulurak dizlerine metal takmak istedi… 7 yaşına kadar kullanacakmış. Ameliyatlar filan. Yaptırmadık. Oğlum da gayet sağlıklı oda seneye başlıyacak (bacakları kendiliğinden düzeldi.)

Zaman içerisinde öğrendimki sınıf arkadaşlarımından kuzenlerime kadar özellikle ilk bebekler bir takım bahanelerle alınmış. Kürtaj yapılmış. Bilhassa anne adaylarının piskolojisi berbattı.)

Talha bu işte mütiş bir rant dönüyor. Para için insanları bıçak altına yatırıyorlar. Bu korkunç şeylerin hepsi başımaza özel hastanelerde geldi.(kötülemek istemiyorum. her özel bir değildir. Bizi devlet hastanesi kurtardı.)

Ben bir yaşımdayken tedavisiz bir hastalağa yakalanmışım. Doktorlar babama bu çocuğu bize hibe et demişler. Nedenini anlarsınız. Rahmetli babam “senden vaz geçmedik oğlum Allah seni bize ikinci kez armağan etti…derdi.”

Belki bu yüzden eşim ve ben çocuklarımız için inat ettik. Allah bize bağışladı. Bahtları açık olsun. Kürtajı tasrib etmiyorum. hangi durumların istisna olabilecğini devlet adamları karar versin diyorum.

Talha kardeş, şuda gözden kaçmamalı. İnsan gibi yetiştiremedikten, barınma,okul,sağlık, sevgi ve bazı insancıl şeyleri karşılayamadıktan sonra fare sürüsü gibi çocuk yapıp sokağa salmanın da bir anlamı yok. Yetimhaneler bakılmamış ve terk edilmiş çocuklarla dolu. Sokaklar molotof atan, tiner çeken, hırsız çocuklarla dolu, Çocuk işçiyken ölenlerle dolu…

Birde şimdi aklıma geldi. anadoluda dağıtılan bozuk ilaçlar, yiyecekler var. Çocuk felçinin hortladığı zamanları araştırın. Bir urfalı arkadaş da kendilerine karşı zamanında böyle bir silah kullanıldığını idda etmişti. Nüfüsün artmasını önlemek kadar köreltmekte söz konusu olabilir.
” Serdar A.

İslam Nezdinde Çocuk Ve Doğum Üzerine 

islam-ve-bebek

Bildiğiniz üzere Kur’an ve Peygamber ayrılmaz ikilidir. “Et tırnaksız olur mu” tabirinde olduğu gibi asla ve kat’a Kur’an “tek başına” anlaşılacak bir kitap değildir. Kur’an’da Yüce Yaradan’ın emirlerinin bazılarının uygulanış biçimleri yer almamakta, eğer öyle olsaydı hangi kütüphaneye sığardı bu Kur’an? Hz. Muhammed’in (SAV) Efendimiz vesilesiyle emirlerin nasıl yerine getirildiğini öğrenmekteyiz.

İnsanın dünyaya gelişi, çoğalmasıyla alakalı ayet ve hadis çok. Ben zaten yazı çok uzadığı için özet geçerek bilgi veriyorum.

“Cenine ruh, ilk kırk günden sonra üflenir.” yani annenin yumurtalığının döllenmesinden 40 gün sonra artık anne iki can taşımaktadır.

İslam’a göre bir cenin anne rahminde canlandıktan sonra, annenin hayatı söz konusu olmadığı sürece, hiçbir mazeretle aldırılmaz ve aldırılması bir cinayettir -Gazalî, İhya, 2/47;  V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 3/556-558

Sonuç itibariyle “annenin hayatı söz konusu” olmadıkça karındaki bebeğe dokunmak İslam dininde “cinayettir” Müslümanım diyen, isterse amelleri eksik olsun, bu duruma dikkat etmelidir. Göz göre göre çocuğu aldırmak, sakat doğacağı söylense dahi, CİNAYETTİR!

İşin önemli kısmı da 40 gün veya 120 gün gibi mezhepsel farklılıklar (hadislere göre) bir kesinlik ifade etmez. Yani hamileliğin 20. gününde çocuğun doğmasını engelleyecek adımlar yine anne sağlığı ile alakalıdır, bu geri dönüşü olmayan bir yol gibidir. Öyle keyfi vaz geçtim doğurmayacağım diyerek 20. günde etki etmek de diyet ödemek veya vebal sırtlamak demektir.

Çocuk yapma mevzusunda çiftlerin her ikisinin de rızası olmalıdır. Yani evli çiftlerden biri istemez ise, diğerinin eşini zorlaması gibi bir hakkı yoktur. Peki, fıtraten var olan duyguları ne yapacağız? Çocuk yapma konusunda kesin karara varamayan ama fıtraten var olan duygularının da giderilmesi için bir araya gelen çiftler için caiz ve tabi olan korunma yolu dışarı boşalmadır.

Sahabelerden Cabir bin Abdullah (RA) ‘Kur’an’ın indiği günlerde biz, dışarı boşalma yapardık.’ (Buharî, Nikâh, 99). Biraz önce söylediğim önlem şeklinin caiz olduğunu bu sözle öğrenmekteyiz.

Diğer önlemler ise doktorları ilgilendirir yani tabi değil tıbbidir. Bu da beni aşar bilgi veremiyorum haptır vs.’dan. Unutmayın, her doğal olmayan tedbirin yan etkisi kesin vardır!!!

Ne olursa olsun (!!!!her ihtimal dahil!!!!!) yumurtalık döllendikten sonra, annenin hayati tehlikesi olmadığı sürece, çocuk aldırılmaz. Önlemi ise tabi yolla, üste izah edildi, önlem almaktır.

Cenin Sağlığı = Sizin Sağlığınız

saglik

Dünyanın dört bir yanında özellikle Hindistan’dan ve bir dönem Japonya ile Ukrayna’da çok değişik sağlık sorunları olan ceninler görmekteyiz. Japonya ve Ukrayna taraflarındaki mevzular nükleer problemler sonucu oluşan hastalıklar. Hindistan’dakiler, inançlarında evlilik mevzuları nasıl tam bilmiyorum, O Ganj nehri yok mu… Ne demek istediğimi anladınız…

Neyse, hepimiz birey olarak çocuğumuzdan sorumluyuz. O halde yapmamız gereken en başından önlem almak, tebrisizlik yapıp doğum sonrası hastalıklı bir birey gördüğümüzde “isyan” asla ama asla çözüm değil. O halde ne yapmalı?

Çocukluktan itibaren dikkat edilecek hususlar (Kızlar için)
1-
Bebeklik döneminden itibaren üşütmeyecek.
2- Dondurma, soğuk meşrubat, kola gibi soğuk şeyler yiyip içmeyecek.
3- Kabakulak, kızamıkcık, kızamık, verem aşıları yapılacak.
4- Alkol, sigara içilmeyecek.
5- Banyo yapılırken üşütülmeyecek. Özellikle özür halinde iken denize girip üşütülmeyecek.
6- Acılı baharatlı gıdalardan fazla yemeyecek. Kışın üşütmeyecek, özellikle yumurtalıklar korunacak.
7- Ateşli hastalıklarda mutlaka hekime gidecek.
8- Evli gençler birbirini kırmayacak, üzmeyecek. Beslenmesine dikkat edecek. Hastalıklardan korunacak.

Çocukluktan itibaren dikkat edilecek hususlar (Erkekler için)
1-
Kabakulak, kızamıkcık, kızamık, verem aşıları yapılacak.
2- Alkol, sigara içilmeyecek. [Bunlar bazı erkeklerde iktidarsızlık sebebidir.]
3- Erken yatıp erken kalkılacak.
4- Acılı baharatlı gıdalardan fazla yemeyecek. Kışın üşütmeyecek.
5- Testisler darbelere karşı korunacak. Ateşli hastalıklarda mutlaka hekime gidilecek. Sünnet dikkatli yapılacak.
6- Evli gençler birbirini kırmayacak, üzmeyecek. Beslenmesine dikkat edecek. Hastalıklardan korunacak.

En temel önlemler bunlar, evladınızın sağlıklı olması için bu önlemleri almalısınız. Sonrası tevekkül, Serdar A. kardeşimizin anlattığı örnekte görüldüğü üzere sizin tedbir ve niyetinize göre o sağlık o bebeğe gelir Allah’ın izniyle, hiç merak etmeyin.

Not – Güncelleme: Değerli bir arkadaşım GDO’ya da değin dedi. Tam ayrıntısına giremiyorum ama olabildiğince içerik GDO’lu olduğu açığa çıkan ve Emülgatör içeren besinlerden kaçının. Bu tür hususlar için Kemal Özer’i tavsiye ediyorum. Kitaplarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bakamıyor Çocuk Yapıyor!

Elbette ayağı yorgana göre uzatmak lazım ama, isterseniz kendimi keseyim, çocuk doğduğu zaman bereketiyle geliyor. Ben bunu 1. derece akrabalarımda da gördüm, çocukluk arkadaşlarımda da gördüm, akrabalarımda da gördüm. Örneğin bu konuda Başbakan’ın sözleri çok çarpıtıldı. Hayır, aklıselim olan anlar, ciddi anlamda ev geçindiremeyenlere burada bir mesaj yok. İmkanı olup da üste bahsettiğim mantık evliliği taktiğini uygulayanlara bir serzeniş var. İmkan varsa gerçekten en az 3 çocuk 🙂

Müslüman vatandaşlara sesleniyorum. Müslümanım diyorsanız, İslam kaidelerine uyun. Türkiye’de İslam özgürdür. Evet, çok abuk durum var ama hicret gerektirecek hiçbir zoraki durum yoktur. O halde Müslüman, medeni yasada şu şu haklar var deyip İslam kaidelerine ters düşen özgürlüklerden faydalanamaz, faydalanmamalı zira ahiretini yakar.

İnanmayan Veya Başka İnanışta Olanlar

bebek-kürtaj

İnanmayan veya başka bir inanışta olan vatandaşlarımız, arkadaşlarımız veya dostlarımız da bilgilendirelim.

“Kürtaj için 18 yaşından büyük reşit kadınlar evliyse eşinden muvafakat için imza alınması şart,18 yaşından büyük ve resmi nikahla evli değilse kadının kendi imzasıyla muavakat vermesi işlem için yaterlidir.18 yaşından küçük olanlar ise anne ve babasından alınacak muvafak imzası gereklidir. 10 Hafta geçilirse kürtaj yaptırılmaz. Ama anne ve cenin sağlığını ciddi tehdit altındaysa doktor (heyet) kararı ile kürtaj yapılır. Ek olarak tecavüz gibi durumlarda ise savcı kararıyla 20 haftaya kadar olan gebelikte kürtaj yapılabiliyor”

Son bilgilere göre de devlet hastanelerinde kürtaja kolay kolay ve hatta hiçbir şekilde izin verilmiyor. Lakin bu iddiaları yalanlayan bir beyan da var.

“10 haftadan önce yapılan yasal kürtaj işlemlerinin Bakanlığa bağlı hastanelerde yapılmasında herhangi bir kısıtlama bulunmadığı vurgulanan açıklamada, ayrıca doğum kontrol yöntemlerinin Bakanlığa bağlı birinci basamak sağlık kuruluşlarına başvuran tüm hastalara ücretsiz olarak uygulanmaya devam ettiği bildirildi.” – Sağlık Bakanlığı kürtaj ile ilgili iddialara cevap beyanı 13.03.2014

Velhasıl

Müslümanlar, kaypaklık yapmayacak. İnandığı gibi hayatlarını idame ettirecek. Müslüman olmayanlar için de bir kısıtlama yok. Hiç olmadı devlet politikalarından çekinenler için özel hastaneler var…

Her iki cenahın da düşünmesi gereken asıl mevzu yazının üst kısımlarında yer alan nüfus artış oranı, nüfus artışına engel iç ve dış etkilerdir! Bencil değilseniz, dava adamı/kadınıysanız, “yüreğim demir gibi” diyorsanız medeniyetiniz için o özveriyi göstereceksiniz. O el, o taşın altına girecek.

Son sözüm ise herkes için. Yüce Yaradan kimseyi evlat acısıyla sınamasın, her çifte sağlıklı bir bebek versin. Amin.

Not: Yanlışım varsa lütfen uyarın, sizin de başınıza doğum bölümlerindeki doktorlar sebebiyle katakulliler geliyorsa bana maille iletin. Ve yorumlarınızı bekliyorum.

Kaynaklar:

  • Başta bizzati ben ve çevrem. Sonra:
  • http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2012/03/25/nufus-artis-hizinda-azalis
  • http://www.hurriyet.com.tr/gundem/25688311.asp
  • http://kadirmisiroglu.com/vdeolar/cumartesi-sohbetleri.html
  • http://www.sorularlaislamiyet.com/search/google/k%C3%BCrtaj?query=k%C3%BCrtaj&cx=015973648688495900534%3AWMX1836689593&cof=FORID%3A11&sitesearch=
  • http://www.fetvameclisi.com/arama?cx=001220929993224079374%3Akgdcrivuqks&cof=FORID%3A10&ie=UTF-8&filter=0&q=k%C3%BCrtaj&sa=
  • http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=1449
  • http://www.uzmantv.com/kurtaj-yaptirmak-yasak-mi
  • http://www.mynet.com/haber/saglik/kurtaj-nasil-ve-hangi-sartlarda-yapilmali-kurtaj-yasasi-ve-sonrasi-1237492-1
  • http://www.milliyet.com.tr/yasa-yok-ama-kurtaj-yasak/gundem/detay/1838845/default.htm
  • http://www.milliyet.com.tr/kurtaj-ile-ilgili-onemli-aciklama-sonhaber-1850987/

Bonus İçerik

Doğum Öncesi Doktor Önerilerindeki Sır Yahud Bebeğin Önemi!” üzerine bir düşünce

  1. Emirhan

    Gayet güzel bir yazı Taha bey, bu ülkemizde sırf “daha fazla sevişeyim” veyahut “daha fazla param olsun” diye bile bile çocuklarını ÖLÜME götüren annelerin seslerini duymaya başladık, Allah’ın izniyle evlenirsem ve eşim hamile iken doktor “çocuğunuz down sendromlu olabilir, aldırmalısınız.” derse o zaman eve ebe getirteceğim ve çocuğum evinde dünyaya gelecek. Kahrolsun “Benim bedenim, benim kararım” diyip evladını öldüren Şeytan kulu şehvet düşkünlerine, Kahrolsun “Eğer çocuğum olursa özgür özgür sevişemem.” diyen akılsız gençlere. Bu devletin aklı başındaki torunları böyle fahişelere boyun eğmez ve EĞDİRMEYECEKTİR.

    Alla biz menen.

    Yorumu değerlendir Thumb up 2 Thumb down 2

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir