General Ignatyev’in hatıratı ve Patrik Gregorios’un mektubu

Bu yazıda, Rusya’nın İstanbul Büyükelçisi Nikolay Pavloviç İgnatyev’in hatıratında yazanlara mercek tutacağız.

Not: Eğer okumadıysanız lütfen önce birinci bölüm ‘Patras Vakası ve Rumlar’ın Kadim Yemini’ adlı yazıyı okuyunuz. Böylece ‘General Ignatyev’in hatıratı ve Patrik Gregorios’un mektubu’ adlı bu yazım sizler için daha manalı olacaktır.

HATIRATIN ÖNEMİ

Nikolay Pavlovich Ignatyev’in hatıratında yazanlar bizler için tokat niteliği taşımaktadır. Zira birazdan okuyacağınız bilgiler, bugün neden bu halde olduğumuzu göstermektedir. ‘Su uyur, düşman uyumaz.’ derler ya, bu sözün bir kez daha gerçekleştiğine şahit olacaksınız.

General Ignatyev, hatıratının bir yerinde Rum Ortodoks Patriki Gregorios’u Patras Vakası için tahrik ettiğini ve sonucunda Patrik Gregorios’un asılmasından dolayı taziye için Patrikhane’ye gitmeye karar verdiğini yazıyor.

Taziye sırasında Patrik Yermanos, General Ignatyev’e bir mektup uzatır, mektup Rus Çar’ına yazılmıştır. Patrik Yermanos’un, hatırata yansıyan sözü ‘Patrik Gregorios Çar’ınıza bir mektup yazmıştı. Lakin Zalimler (Türkler) bu mektubu gönderemeden Patrik Gregorios’u astı. Bu mektubu size veriyorum, Çar’ınıza ulaştırın’ şeklindedir. Ne kadar manidar, Patras Vakası’na sebep olan yani 10.000+ Müslüman’ın ve yabana atılmayacak sayıda Yahudi’nin ölümüyle sonuçlanan bir isyana teşvik eden Patrik idam edilince zalim olunuyor. Yahu asıl zalim kim? Suç işlediği kanıtlarla belgelenen biri mi yoksa hukuku uygulayan Osmanlı mı?

PATRİK GREGORİOS’UN MEKTUBU SİZİ ŞOKE EDECEK !!!

General, hatıratına şöyle devam ediyor ‘Mektubu okudum, hayret ettim. Meğer ne ileri görüşlü biriymiş Patrik Gregorios.’

‘Çar Cenapları, siz Türk milletini yok etmenin yegane çaresi harptir zannediyorsunuz. Bu görüşünüz yanlıştır. Onları tesadüfen hazırlıksız bir zamanında yakalayıp mağlup etseniz dahi bunla Türk milleti yok olmaz. Oturup düşünürler, hatalarını giderir eksiklerini kapatırlar. Yani her ne hataları varsa düzeltirler ve yine karşınıza çıkarlar.

Ve siz şunu bilmiyorsunuz ki bunların kuvveti ve kudretleri askerlerinin çokluğundan veya silahlarının çokluğundan değil. Bunların kuvveti ve kudretleri imanlarından doğuyor. İslam’ın kıyamete kadar baki olacağına inançlarından doğuyor. Yalan, riya, rüşvet gibi kötülükleri bilmeyerek mücessem bir ahlaka sahip olmalarından doğuyor. Onlar İslam’ın kıyamete kadar baki olacağına inandıkları için İslam’ı temsil eden kendilerinin de mağlup olmayacağına inanarak rahatça savaşıyorlar. Eninde sonunda gerekli tedbirleri alıp, karşınıza çıkarlar ve sizi yine mağlup ederleri.

Onları yok etmenin yegane çaresi şudur, uzun vadeli çalışarak bunların imanlarını sarsın. Büyüklerine itaatsiz edin, fuhuş ve rüşveti aşılayın. Bunların kan kardeşliğinden ileri saydıkları din kardeşliğini zaafa uğratmanız lazım gelir.

Bu nasıl yapılacak derseniz bunun gayet kolay bir yolu vardır. Türkler, sonradan Müslüman olanları doğuştan Müslüman olanlara nazaran çok severler ve bağırlarına basarlar. Bunların aralarına yalandan din değiştiren adamlar sokunuz. Bunlar bir müddet onlardan görünerek yüksek mevkilere gelsinler. Bunlar kelimeyi şaadet getirenler arasında ırk farkı gözetmezler. Onlara en yüksek mevkileri verirler[1] Aralara giren ajanlar, bir kere imanı ve ahlakı zaafa uğrattığı zaman bir kere yenerseniz çürük ağaç gibi kırılırlar ve yeniden büyüyemezler. Ama siz bunları ahlakı sağlamken yenerseniz sağlam ağaç budaması gibi olur ve yeniden o ağaç büyür.

SİZİN GİBİ GENERAL IGNATYEV DE ŞOK YAŞAMIŞ

Panslavizm önderlerinden General Ignatiyev, dönem’in Çar’ı III. Alexander’a bu tespitlerin doğru olduğunu ve İstanbul’daki elçilik zamanında aynı hususları tespit ettiğini söylüyor.

VELHASIL

Su uyudu ama düşman uyumadı değerli okurlar. Bu sözlerin gerçekleştiği doğrudur zira gençliğimiz büyük bir kanıttır. Ben bu tanım içerisine girmiyorum diyorsanız üzülmeyin, çoğunluk içerisinde doğru söyleyenler daima az olacaktır, yoksa sürekli Hulefa-i Raşidin yani dört halife dönemi yaşanırdı…

‘Şimdi ne yapalım, sonradan Müslüman olanlara düşman mı olalım?’ Asla ve kata böyle bir şey demiyor veya ima etmiyorum. Türk’ün şu an Türk’ten başka düşmanı yok diyebiliriz. O nedenle önce özümüzü düzeltmeliyiz. Hani Milli Mücadele dönemlerinde bakkal, kasap, oduncu, köy imamı vb. gibi diğer meslek sahibi kişilerin işgalciler tarafına geçtiklerine ve bazı ihanet girişimlerinde bulunduklarına dair hikayeler anlatılır. Patrik Gregorios’un ajan sistemi Birinci Cihan Harbi ve Milli Mücadele esnasında uygulanmıştır… Yeşilçam da Patrik Gregorios’un önerilerine zaman zaman uyarak alimleri vatan haini olarak göstermiş ve günümüzde de hala devam eden ‘Anti İslam’ düşüncelerinin körüklenmesine sebep olmuştur. Dikkat edin filmlerde her imam veya hoca kadın düşkünü, seks manyağı ve paragöz olarak bütün kötü işleri bünyesinde toplamış olarak gösterilir. Yani Patrik Gregorios’u kalbinde yaşatan hala birçok ajan mevcut…

Ahir zaman ümmetinin sınavı ‘bence’ daha zor, ilk bölümde Patrik Gregorios’un idam fermanında yazılı olan ‘Devlet-i Aliyye-i Muhammediyye’ şu zamanda devlet nezdinde değil de artık birey nezdinde yaşıyor. Hz. Muhammed (S.A.V.) ne demiş? Ahir zaman denilen şu an yaşadığımız dönemde ‘İmanı elde tutmak kor ateşi elde tutmak gibi olacak’. Yiyorsa tutarsın, yemiyorsa tutamaz ve Rum Ortodoks Patriki Gregorios’un söylediği tanıma girersin…

Üç bölümden oluşacağını daha önce belirttiğim yazı dizisinin ikinci bölümünün sonuna gelmiş bulunmaktayım. Üçüncü ve aynı zamanda son bölüm olan 93 Harbi beni bir hayli zorlayacak. 93 Harbi ve ajanlara değineceğim üçüncü bölümde büyük ihanetleri de öğreneceğiz…

Kaynaklar ve açıklamalar:
Kadir Mısıroğlu Yunan Mezalimi
Kadir Mısıroğlu Almanya Konferansı
Ana Britanica 15. Baskı
[1] Boşnak, Çerkez, Kürt, Arap… Tebaada kaç kavim varsa neredeyse hepsinden sadrazam bulunmaktadır.

Not: İlim irfanın yayılması için yazıyı istediğiniz yerde paylaşabilirsiniz. Lakin bir ricam var, kişisel düşüncem kaynak göstermeniz etik ilkeler açısından iyi olacak ve beni onore edecektir. Bu sayede ayrıca yazıyı görüp faydalananların Talha kardeşinizin adını dualarında eksik etmeyecektir diye düşünmekteyim.

General Ignatyev’in hatıratı ve Patrik Gregorios’un mektubu” üzerine 7 düşünce

  1. Muhammet Görkem Kuku

    Yazılarınız gerçekten çok güzel… Allah razı olsun.

    Well-loved. Like or Dislike: Thumb up 14 Thumb down 3

    Yanıtla
  2. Burak Karslı

    Talha Kardeşim bu yazdığın bilgilerden ötürü Allah senden binlerce kez razıı olsun.Sen ve senin gibi bilgi sahibi ve bu sahip olduğu bilgiyi düzgün bir şekilde herkezle paylaşan tüm kardeşlerimizden yeniden Allah binlerce kez razı olsun.
    Yazmayı ve bilgi paylaşmayı sakın bırakma.Bilki sen ve sein gibi kardeşlerimizi takip eden ve onlar için dua eden bir çok insan bulunmakta.

    Well-loved. Like or Dislike: Thumb up 11 Thumb down 1

    Yanıtla
  3. Talha Turhal Yazar

    Siz böyle yorumlar yaptıkça, yazılarımı arkadaşlarınızla paylaştıkça benim de yazma isteğim artıyor. Çok teşekkür ederim, Allah sizlerden de razı olsun.

    Well-loved. Like or Dislike: Thumb up 9 Thumb down 1

    Yanıtla
    1. Tuna/Sa

      Sevgili Talha bey kardeşim..
      Evvela emeğiniz ve kıymetli zamanınızı biz kardeşlerine bir şeyler katmak için sarf ettiğiniz için şükran ve minnetlerimi sunarım.
      Çokça istifade ettim.
      Rabbim iman üzere hak ve hakikat üzre kaleminizi güçlendirsin feyzlendirsin.
      Değerli çalışmalarınızın devamını büyük bir heyecan ve iştiyahla beklediğimi önemle belirtmek isterim.
      Selam ve dua ile.

      Yorumu değerlendir Thumb up 0 Thumb down 0

      Yanıtla
  4. Barış Tüzün

    Allah senden razı olsun Talha abi bu yazıyı yazdığın için.

    Well-loved. Like or Dislike: Thumb up 6 Thumb down 0

    Yanıtla
  5. Rıfat Özkan

    Mükemmelsin arkadaşım 🙂 Hayran kaldım siteni gezdikçe teşekkürler..

    Hot debate. What do you think? Thumb up 4 Thumb down 4

    Yanıtla
  6. Engin

    Kaynak Kadir Mısıroğlu’ysa Size Güvenim Tam Başarılarınızın Devamını Dilerim Merakla Okuyorum Hepsini. 🙂

    Yorumu değerlendir Thumb up 5 Thumb down 2

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir