Hollanda’daki Lale Çılgınlığı Nasıl Başladı?

osmanli-hollanda-lale

‘Laleler mi? Osmanlı’dan gitmiş Hollanda’ya yav. Biz, biz…’ Peki, nasıl gitmiş biliyor musunuz?

Yine aynı cümleleri kuracağım. Evet, uzun süredir tarih içerikli yazılar yazmıyordum. Hatta bir sürü yarım kalmış yazı dizisi var. Yazı dizilerini devam ettiremeyecek meşguliyetteyim. Biz en iyisi yeniden güzel ve kısa bilgiler vererek devam edelim. Mike Dash’ın Lale Çılgınlığı (çev. Özden Arıkan) adlı kitabından bir alıntı size….

Lale, 1562’de Avrupa topraklarına çok ilginç bir şekilde ayakbastı. İstanbul’dan kumaş getiren bir gemi Anvers limanına yanaştığında şehrin tüccarlarından birine gelen kumaş balyaları arasında lale soğanların da vardı.

Anversli tüccar, kumaşların yanındaki lale soğanlarını Osmanlı soğanı zanneti. Soğanların çoğunu kızartıp, zeytinyağı ve sirke dökerek yedi. Kalanlarını da bahçesindeki lahana ve kabakların yanına ekti. 1563’te bahar geldiğinde bahçedeki sebzelerin arasında göz alıcı laleler fışkırdı.

Flaman kökenli Ogier Ghiselin de Busbecq, 1554-1555, 1555-1562 tarihlerinde Avusturya elçisi olarak Osmanlı ülkesinde bulundu. Viyana’ya dönerken yanında götürdüğü birçok bitkinin arasında lale soğanları da vardı. Busbecq, bu soğanları imparatorluk bahçeleri sorumlusu arkadaşı Carolus Clusius’e verip, Türkler’in yetiştirdiği laleleri ona anlattı. Clusius, Busbecq’in getirdiği soğanlarla Avusturya’da lale üretmeye başladı.

Clusius, Protestan’dı. Katolik baskısının artması üzerine 1593’te lale soğanlarını da yanına alarak Leiden’e gitti. Ünivesitesinin bahçesinde lale yetiştirdi. Bu dönemde Hollanda siyasi ve ekonomik olarak büyümekteydi. Doğu ticaretinden zenginleşen Hollandalılar lüks evlerii bahçelerle süslediler.

osmanli-hollanda-lale2

17. yüzyılın ilk çeyreğinde Hollanda’yı lale çılgınlığı sardı. Nadir buşunan laleler inanılmaz fiyatlardan satılıyordu. 1629’da bir lale Amsterdam’da bir malikanenin fiyatına yani 12 BİN GULDENE satılınca herkesin gözü bu çiçeğe çevirildi. Fakir insanlar bile lale yetiştirmeye başladı. Yetiştirilen laleler satılınca, daha pahalı lale soğanları alınıyor ve ticareti hayatın her tarafını sarıyordu.

1636 sonbaharında çılgınlık iyice had safhaya vardı ve lale ticareti kumara döndüştü. Laleler, bar ve batakhanelerde kendisinin yerine kime ait olduğunu belirten kağıtlarla alınıp satılıyor, bir lale bir günde 10 kez el değiştiriyordu. Bu yüzden sıradan laler bile inanılmaz fiyatlara ulaştı. Laleler açtığında fiyatların inanılmaz yüksekliği yüzünden tüccarlarda laleyi alacak para yoktu.

Hollandalılar artık lale almak yerine satmaya başladılar. Fiyatlar bir haftada yüzde 95 düştü. Büyük paralar kazananların yanı sıra battıkları için Amsterdam kanallarına atlayarak intihar edenler bile oldu. 1637’de devlet bu duruma el koyarak yeni bir düzenleme yapıp, lale ticaretini daha küçük ölçekli ve kontrol edilebilir duruma getirdi.

Uluslararası lisana ‘Tulipomania’ şeklinde bir terim dahi kazandırılmış. Hollanda Altın Çağı olarak bilinen dönemde yaşananlar bu değerli okurlar…

Son olarak Hollanda’nın lale yüzünden yaşadıkları aklıma ginsengi getirdi. Zira Çin, Japonya ve Kore arasındaki çatışmalara bir başka sebep olarak gösterilebilecek etken de ginsengtir.

Eğer kitabı okumak isterseniz: http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=40219

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir