Hz. Halid bin Velid Bölüm 1: Halid Tarih Sahnesine Çıkıyor

‘Çok fazla savaşta yer aldım, hep şehitliği arzuladım. Vücudumda hançer, mızrak ya da kılıçla yaralanmamış hiçbir yer kalmadı; ama savaş alanında değil, yaşlı bir deve gibi yatakta ölüyorum…’ diyen yenilgi görmemiş şanlı komutan Hz. Halid bin Velid’in tarih sahnesine çıkmasından önce neler yaşandı gelin hep beraber öğrenelim.

AKABE BİATLARI

Arabistan’da panayırlar çok önemlidir. Hac yapmak ve panayırlara katılmak için Medine’den (Eski adı Yesrib) Mekke’ye gelenlerden bazıları, Hz. Muhammed (S.A.V.)’in peygamberliğinin 11. yılı yani 620’lerde kendisiyle buluşarak Müslüman oldular. Bu iki elin parmağını geçmeyen Müslümanlar Medine’ye ilk tebliği ulaştırmakla kalmayıp ensar kavramının alt yapısını oluşturdular. Bir sene sonra 621’de 12 Medineli yine buluşarak Hz. Muhammed’e söz verdi… Evs ve Hazrec kabilesi mensupları biat edip Müslüman olduktan sonra bir sonraki yıl aynı yerde buluşmak için ant içtiler.

Lakin yeterli değildi Hz. Muhammed (S.A.V.), Mus’ab bin Umeyr’i Kur’an’ı, namazı ve diğer önemli bilgileri aktarması için Medine’ye gönderdi. 622 yılında işler artık ciddileşmeye başlamıştı, yine 12 temsilci ile buluşan Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e ikinci kez söz verildi ve biat edildi. Bu biatta resmen Medine İslam Devleti’nin temelleri atıldı diyebiliriz. Zira ilk görüşmelere nazaran ikinci görüşmede savaş hususları da zikredilmiştir.

MEDİNE’YE HİCRET İZNİ

Mekke’de kendilerine eziyet eden Müslümanlar artık Akabe Biatlar’ı olarak adlandırılan görüşmeler sonrasında 622 yılında Medine’ye hicret etmeye başladı. İlk olarak Amir bin Rabia, Leyla bint Hasme Medine’ye göç ettiler. Sonra gizlice ve kafileler halinde göçler devam etti. Fakat aralarında biri vardı ki göz göre göre Mekkeli müşriklere meydan okurcasına her işini açıktan yaptı… Hz. Ömer bin Hattab, Mekke’de adı zikredilince bile saygı duruşunda durulan güçlü iki kişiden birisdir. Diğeri de Hamaza bin Abdülmuttalib’tir. Hz. Ömer, hicret etmeden önce Kabe’yi tavaf edip iki rekat namaz kıldıktan sonra Mekkelili müşriklerin gözü önünde Medine yoluna çıkmıştır.

Müslümanlar’ın çoğu Medine’ye hicret ettikten sonra Hz. Muhammed ve Yar-ı Gar Hz. Ebu Bekir de Medine’ye vardı. Ünlü Sevr mağarası, yuvası bozulmayan kuş ve mağara azındaki ağı tahrip olmamış örümcek mucizesi de bu süreç içerisinde gerçekleşmiştir.

MEDİNE İSLAM DEVLETİ

Mekke’den Medine’ye hicret eden Müslümanlar’a Muhacir, Medine’nin yerlisi ve Müslüman olan kimselere de Ensar denir. Medine’ye hicret tamamlanınca ilk iş zaman zaman birbiriyle yarışan hatta savaşan Medine’nin iki Arap kabilesi Evs ve Hazrecler arasında Muahat adı verilen kardeşlik antlaşması yapıldı. Sonuç itibariyle muhacirlere güvenli bir ortam sağlanırken Cahiliye Arap adetleri olan Allah’a ortak koşma, hırsızlık, zina, çocuk öldürme, iftira gibi nice çirkin davranış da ortadan kalmış oldu.

Din ve iman kardeşliği olan ihvan kavramı ortaya çıktı. Sonraki adım ilk cami, ilk ordugah ve ilk okul sayılan Mescid-i Nebevi’nin inşatına başlandı. Bütün kararlar Mescid-i Nebevi’de alınıyordu. Üçüncü adım olarak Medine ve çevresinde yaşayan Yahudi kabileleri Beni Nadir, Beni Kurayza ve Beni Kaynuka ile de Medine Vesikası adında bir antlaşma yapıldı. Artık İslam devletinin temelleri sağlam bir şekilde atılmıştı. Cihatlar başlayabilirdi…

İLK ASKERİ OPERASYONLAR

Şimdi okuyacağınız satırlar bir hayli önemli zira birçok kişi bu Hz. Muhammed (S.A.V.) komuta ettiği operasyonları bilmez. Ben de bilmiyordum…

Hz. Muhammed (S.A.V.), hicretten yaklaşık yedi ay sonra Mart 630’da başta İslam’ı ve Müslümanlar’ın koruyuculuğunun Medine’de üstlenildiğini ve bir İslam devletinin temellerinin atıldığını müşriklere göstermek için Hz. Hamza Seriyyesi, Ubeyde İbnu’l-Hâris Seriyyesi, Sa’d İbnu Ebî Vakkâs Seriyyesi, Ebvâ Gazvesi, Buvat Gazvesi, Kürz İbnu Câbir’i Takip Gazvesi, Zü’l-Uşeyre Gazvesi ve Abdullah İbnu Cahş Seriyyesi olmak üzere Kureyş kervanlarına 8 kere operasyon düzenlenmiştir.

İnsan öldürmenin zorunlu olmadıkça emrolunmadığı operasyonlar, Mekkelileri yıldırarak ilerleyen yıllarda yapılması hedeflenen bir antlaşmasının –ki zaten Hudeybiye antlaşması vuku bulmuştur- zeminini oluşturmaktır. Lakin zaruri durumlardan dolayı kervanlara düzenlenen operasyonlarda ölen savaşçı erkekler olmuştur.

Abdullah İbnu Cahş operasyonu sonrası Bedir’de de bir operasyon düzenleneceği sıra artık Mekke de hazırdır ve ilk büyük savaş vuku buldu.

BEDİR GAZVESİ

Operasyondan haberdar olan Ebu Süfyan, kervanın yolunu değiştirdi ve Mekke’ye yardım için adam gönderdi. Sahil yolundan gelen Ebu Süfyan, Ebu Cehil komutasındaki yaklaşık 1000 kişilik müşrik ordusuyla buluştu. Akabinde Ebu Süfyan kervanla Mekke’ye döndü. Mekke’ye dönüş evresinde Ebu Süfyan’a sorulan bir soruya verilen cevap şoke edici cinstendir. Kervan görevlilerden biri ‘Ey Ebu Süfyan, sen neden Ebu Cehil ile savaşa katılmıyorsun, Senin şerefin nerede?’ diye sorar Ebu Süfyan ise ‘Benim şerefim arkadaki develerin üzerinde’ der…

Ebu Cehil Komutasındaki müşrikler ile Müslümanlar ise karşı karşıya gelmiştir…

13 Mart 624 Cuma sabahı, 305 kişilik Müslüman ordusu ile 1000 kişilik müşrik ordusu çarpışmaya başladı. Ebu Cehil’in öldüğü savaşta Müslüman tarafından 14 şehit verilirken düşman cephesinde 70 ölüm vardı. Bedir Savaşı’nda asker soylu Halid bin Velid yoktu, lakin alınan esirler arasında Halid’in kardeşi Velid vardı…

70 ölü yanında 70 de esir vardı. Bu esirler içerisinde zamanında Müslümanlığı benimseyen ilk kişilere aşırı derecede işkence ettiler diye Ukbe bin Ebü, Muayt ile Nadr bin Haris ölüm cezasına çarptırıldı… Geriye kalanlar fidye vermek ve 10 Müslüman’a okuma yazma öğretme suretiyle serbest bırakıldı. Ganimetler ise bir araya getirildi ve eşit şekilde paylaştırıldı.

Savaşta sayıca az olan tarafın Yaradan’ın yardımıyla muvaffak olduğu ve meleklerin desteğiyle kazanıldığı Kur’an’da yazmaktadır (el-Enfal 8/8-12; Al-i İmran 3/123-127)

HZ. HALİD’İN KARDEŞİ MÜSLÜMAN OLDU (İLK BÖLÜMÜN SONU)

Bedir’de esir düştü özgürlüğüne kavuşunca Mekke’ye dönen Velid, Müslümanlar’ın savaştaki ve sonraki davranışlarından etkilenen Medine’ye döndü ve Müslüman oldu.

Değerli okurlar, Hz. Halid bin Velid’in tarih sahnesine çıkmadan önce yaşananlar kısaca böyle… Eğer bir hatamız varsa affola. Bundan sonra Uhud savaşı olacak Müslümanlar, Halid bin Velid’in askeri dehasıyla üstünken yenik duruma düşecek…

Makalenin ikinci bölümünde görüşmek üzere…

Not: Burada yazan bilgileri kaynak göstermeden başta İslam bilincinin ve ilim irfanın yayılması için istediğiniz yerde paylaşabilirsiniz. Dini bilgilerin parayla satılması, kişilere atfedilmesi büyük yanlışların başını çekmektedir. Lakin bir ricam var, kişisel düşüncem kaynak göstermeniz etik ilkeler açısından iyi olacak ve beni onore edecektir. Bu sayede ayrıca yazıyı görüp faydalananların Talha kardeşinizin adını dualarında eksik etmeyecektir diye düşünmekteyim.

Hz. Halid bin Velid Bölüm 1: Halid Tarih Sahnesine Çıkıyor” üzerine 3 düşünce

  1. Tahir Bayatli

    Ellerinize sağlık. İnsanlarımız -sağ olsunlar(!)- bir iskenderi, Timur’u, roma gladyartörlerini falan filan hepsini gözlerinde büyütürken bizden olan şanlı komutanların bazen adlarını bile bilemedikleri oluyor. Hatırlatılması lazım. sağolun. İkincisini bekliyoruz.

    Yorumu değerlendir Thumb up 2 Thumb down 0

    Yanıtla
  2. sabri şeker

    eline saglık yalnız tahir Timur müslüman ve tatar türküydü yani bizdendi ve dünyanın en büyük imparatorluklarından birini kurdu

    Yorumu değerlendir Thumb up 1 Thumb down 1

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir