İlk Dönem Müslüman Öğrencilerde Edep

müteallim

Şu an Orta Çağ İslam ve Türk Devlet ve Toplumlarında Eğitim tahsili yapıyorum. Doç. Dr. Ali Yılmaz’ın derlemelerinde yazan bilgi beni şoke etti, sizlerle paylaşmak istedim.

Bildiğiniz üzere annelerimiz, evde makarna yaparken makarnayı suya koyar ve kaynatır. Sonra bu suyu dökerken destur veya besmele dile getirilir. Bunun sebebi makarnanın en temel ve kutsal yiyecek maddelerinden biri olan un (buğday vb.)  içermesidir. Su gibi bir yaşam kaynağıdır tahıllar. Burada saygı ve terbiye görmekteyiz.

Bu gibi bir durumun zamanında eğitimde de gösterildiğini öğrendim. Eğitim de bize emredilmiş, üzerimize farz kılınmış ve kutal sayılmıştır.

İlk dönem Müslüman öğrencileri (müteallim) küttaba (okuma-yazma, Kur’an, Hadis ve matematik öğrenilen mekan) giderken yanlarında tahta levha, küçük bir kapta su ve bez götürürlermiş. Su ve bez vesilesiyle üzerinde çalışma yapılan lehvalar temizlenir, gün sonunda kapta biriken su deniz, kuyu, veya bir dereye ya da çiğnemyecek bir ortamda temiz bir çukura dökülürmüş.

Edebe bak…
Cihada bak…

Elbette bu terbiye ile yetişen o dönemin çocukları, yine o dönemlerde yaşamış ve bugün eğitim kitaplarımızda örnek şahıslar olarak yer almış kişiler olmuşlardır.

Küçük bir kıssa ile bu yazıyı sonlandırmak istiyorum.

Sahabeler (ya da Ashab-ı Kiram da denir) Hz. Muhammed (SAV) Efendimiz’in arkadaşları, sordular ”Yemene gidenlerimiz, orada hurma ağaçlarını, başka türlü aşıladıklarını ve daha iyi hurma aldıklarını gördük. Biz babalarımızdan gördüğümüz gibi mi aşılayalım, yoksa Yemen’de gördüğümüz gibi aşılayıp da daha iyi ve bol ürün mü elde edelim?”

Cevap ”bekleyin vahiy gelsin” olmadı. Peygamber Efendimiz sahabelere ”Deneyin! Bir kısım ağaçları, babalarınızın usulü ile başka ağaçları da Yemen’de öğrendiğiniz yöntemle aşılayın! Hangisi daha iyi hurma verirse, her zaman o usul ile yapın” gibi fenni bir cevap verdi.

İslam öncesi Türk ve İslam sonrası medeniyetimizin eğitim ve öğretim alanından yazılar yazmaya devam edeceğim. Şimdilik bu küçük ama manidar bilgilerle giriş yapayım dedim. Hayırlı günler dilerim.

Not: ‘İlk dönem’ ile ifade edilmek istenen orta, lise ve üniversite diyebileceğimiz eğitim kurumlarının henüz yapılanmadığı dönemlerdir. Tarih de verebiliriz, 7. yy. başları.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir