Mevlid Kandiliniz mubarek olsun! İyi ki Doğdun Ya Resulallah

3 Şubat Cuma gününü Cumartesiye bağlayan gece âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa’nın (sas) dünyamıza teşriflerinin 1441. yıldönümleridir. 

Sevgili Peygamberimiz, Yüce Rabbimizin insanlığa gönderdiği en son elçidir ve bütün bir insanlık için onun nübüvveti karanlıklardan aydınlığa, zulmetten nura geçişin iftihar vesilesi olmuştur.

Efendimizin doğumu, içinde yaşadığımız dünyanın akışını değiştirmiş ve onun tebliğine kulak veren herkes hayatını yeniden tanzim etme, kendini yeniden yapılandırma ve bundan sonraki gidişatında istikamet sahibi olma konusunda sağlam bir dayanağa kavuşmanın ayrıcalığını yaşamıştır. Onun rahmet yüklü mesajları ve hikmet yüklü ahlâkî örnekliği bütün insanlık için umut vaad etmeye devam etmektedir. Bu kıyamete kadar da kesilmeksizin devam edecektir.

Yüce Allah’ın son peygamberine ümmet olmak, pek tabiidir ki sadece onun varlığından ve doğumundan haberdar olmakla sınırlı değildir. Ona tabi olmak hemen her vesileyle kendimizi onun sünnetine ittiba ederek gözden geçirmeyi, hayatımızdaki eksiklikleri telâfi etmeyi ve yine onun çizdiği yol haritasına bağlı olarak kendimizi inşa etmeyi zorunlu kılar. Kısaca peygamberin yolunu takip etmek ve onu örnek almak, onun sağlığında ashabına takdim ettiği değer ve ölçüleri zaman ve mekân sınırlarının ötesine taşarak kendi dünyamıza taşımak ve onun şaşmaz rehberliğine sımsıkı sarılmaktır. Bu insanlık için en hayırlı ümmet olma şerefine nail olmanın yegâne yoludur.

Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (sas) mevlidini idrak ederken bugün bir kere daha O’nun ümmeti olmakla her zaman şerefyab olan bizler, tüm insanlık için en güzel örnek olarak takdim edilen Sevgili Peygamberimizin rehberliğine ne ölçüde ittiba ettiğimizi bu vesileyle yeniden gözden geçirmeliyiz. –
Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ

PEKİ NASIL GÖZDEN GEÇİRMELİYİZ? 

Eğer bir gün peygamber ziyaretimize gelse, yalnızca bir kaç günlüğüne.
Aniden çalsa kapımızı, doğrusu merak ediyorum neler yapacağımızı.
Ama biliyorum böylesi şerefli bir konuğa evimizin en güzel odasını açacağımızı.
Yemeklerimizin en iyisini sunacağımızı.
Ve inandırmaya çalışacağımızı,
onu evimizde görmekten dolayı duyduğumuz hazzı
Ama söyleyin bana,
Peygamberi evinize doğru gelirken gördüğünüzde, onu kapıda mı karşılayacaksınız.
Yoksa onu içeriğe davet etmeden önce,
o sabah aldığınız gazeteleri dergileri çabucak toplayıp kanepenin altına mı atacaksınız.
Peki, açık mı bırakacaksınız pembe dizi oynayan televizyonunuzu.
Kim bilir belki de ağzımızdan hiç çıkmamış olmasını dilerdik,
Gün içinde ediverdiğimiz bir sürü yalan ve hakaret.
Peki ya kasetlerimizi, hızlı müziklerimizi, yeni çıkan starların son albümlerini de ortalıktan kaldıracak mıyız bir çırpıda.
Belki de onların yerine raflarda yıllardır boynu bükük bekleyen kitaplardan mı serpiştireceğiz ortalığa.
Peki, hemen evimize girmesine izin verecek miyiz,
Yoksa ne olur bir dakika diye yalvararak kapıda hangisini kaldırayım, neyi yok edeyim nasıl gizliyiyim diye koşuşturacak mıyız evimizin içinde bin bir telaşla.
Merak ediyorum eğer peygamber bir kaç günlüğüne bizimle birlikte yaşasa
Yapmaya devam eder miyiz her zaman yaptığımız işleri.
Mesela götürebilecek miyiz yanımızda her gittiğimiz mekâna, onu da?
Tanıştırmaktan onur duyacak mıyız, en yakın arkadaşlarımızla?
Şöyle diyelim ya da, o gelince bir kaç günlüğüne değişmeli mi hayatımız ve planlarımız?
Şimdi söyleyelim birbirimize açık yüreklilikle,
Kalmasını ister miyiz hayatımızın sonuna kadar bizimle?
Yoksa rahat bir nefes mi alırız, ziyareti bitip çabucak gidiverdiğinde?
Gerçekten bilmek ilginç olabilirdi değil mi?… – İbrahim Sadri

Mevlid Kandiliniz mubarek olsun! İyi ki Doğdun Ya Resulallah 

Mevlid Kandiliniz mubarek olsun! İyi ki Doğdun Ya Resulallah” üzerine bir düşünce

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir