”Türkiye Alimler Birliği” Kuruldu

Turkiye-Alimler-Birligi-Toplanti

Duyuruyu ilk gördüğümde aklıma Osmanlı’daki İlmiye sınıfı geldi. Bizlerin iyiliği için yıllardır zaten taşın altına elini koyanlar, şimdi daha fazla sorumluluk sırtlamış durumda. Kurulan yeni birliğin ilk açıklamasını sizlerle paylaşıyorum.

Bugün tarih tahsili ile uğraşırken biraz ara verdim, yemek yedikten sonra e-postalarıma, Twitter ve Facebook’a bakarken Twitter’da ‘Türkiye Alimler Birliği’ içerikli bir tweet gördüm. Sevindim, zira Osmanlı’daki İlmiye sınıfının adeta son 100 yıldır yok olması ya da bölünerek ayrı hareke etmeleri her zaman beni üzmüştür. Bu birlik İNŞALLAH sahih olanı bize gösterecektir.

Kimileriniz ‘Kur’an var, okurum başkasına ihtiyacım yok.’ diyebilir. O halde yollarda neden trafik ışıkları-işaretleri var? Neden bilmediğiniz bir güzergahta navigasyon kullanıyorsunuz? Yol var, ben sürerim mi diyoruz? Sormadan gerçek hayatta bir yere ulaşamadığınız gibi özellikle doğrular ortada da olsa yanlış bilgilerin tesirinin daha fazla hissedildiği günümüzde alimlere danışmak ve bilgilerinden faydalanmak şart olmuştur.

”Allah Rasûlü’nün hayatı, Kur’ân tefsîri mâhiyetindedir. Kur’ân’ın sır ve hikmetleri, ancak O’nun kalbî dokusundan hisse almakla anlaşılır.” – Osman Nuri Topbaş

Buradan anlaşılıyor ki ‘Kur’an var o bana yeter’ diyenlerin Peygamber’i inkar etmeleri son derece büyük bir yanlış olduğu gibi alimlerin de tecrübelerinden faydalanmayı elinin tersiyle itenler büyük bir kayıp içerisindedir. Unutulmamalıdır ki Müşrikler de ‘La ilahe illallah’ diyordu. Tek bir yaratıcıya inanıyor ama Hz. Muhammed’i inkar ettikleri gibi ‘La ilahe illallah’ dedikleri halde yaratıcı vasıflarını putlara yüklüyorlardı…

Turkiye-Alimler-Birligi-Toplanti-2

Daha fazla uzatmıyor, sizin gibi aklı selim okurlarımın durumu anladığına inanarak duyuruya geçiyorum.

Türkiye Alimler Birliği’nin ilk açıklaması:

Otuzun üzerinde ilim adamı bir araya gelerek bir yılı aşan çalışma sonrası resmi başvurularını yaparak Türkiye Âlimler Birliği’ni kurdu. Birliğin ilk çekirdeğini toplumun yakından tanıdığı ve aralarında bazı Diyanet üst düzey mensuplarının da yer aldığı değerli âlimler oluşturuyor.

Kamuoyunun da yakından tanıdığı Halil Günenç Hoca Efendi, Mehmet Savaş Hoca Efendi, Prof. Dr. Raşit Küçük, Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Prof. Dr. Yaşar Kandemir, Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan, Nurettin Yıldız Hoca Efendi, Prof. Dr. Orhan Çeker, Prof. Dr. Faruk Beşer, Doç. Dr. Rahmi Yaran gibi isimlerin de bulunduğu kurucular listesinde ayrıca şu isimler de var: Prof. Dr. Abdullah Aydınlı, Dr. Ahmet Efe, Doç. Dr. Ahmet Bostancı, Prof. Dr. Ahmet Özel, Prof. Dr. Ahmet Yaman, Alirıza Temel, Prof. Dr. Cağfer Karadaş, Doç. Dr. Erdinç Ahatlı, Prof. Dr. Hacı Mehmet Günay, Hayati Yılmaz, Prof. Dr. Kemal Yıldız, Doç. Dr. Mehmet Özşenel, Doç. Dr. Özcan Hıdır, Prof. Dr. Ramazan Muslu, Prof. Dr. Zekeriya Güler.

Türkiye Âlimler Birliği adına açıklama yapan Prof. Dr. Faruk Beşer, hedeflerini de açıkladı. Beşer yaptığı yazılı açıklamada Türkiye’de ilmi geleneğin kısmen kopması sebebiyle toplumun din algısında bir dezenformasyon oluştuğunu sahih İslam anlayışında problemler ortaya çıktığını belirtti. “Kimin neye inanacağı belirsizleşti” diyen Beşer bu durumdan yararlanan kötü niyetli insanların kendilerini Mehdi ya da resül ilan ederek halkın kafasını karıştırmaya başladığını hatırlattı.

Meslektaşları adına özeleştiri de yapan Beşer “Bazı ilim adamları ve akademisyenler de, samimi olsalar bile, usulsüzlük yüzünden yanlışlar yaptılar. Bu yanlışlarını düzeltecek danışma meclisleri oluşturamadılar. İslam’ın bin beş yüz yıla yaklaşan ilim ve hayat tecrübesi ve Sünnet bilinci devreden çıkarıldı. Herkes kendi bildiğini tek doğru zanneder oldu. Böylece ilmi seviyede de belirsizlikler oluştu.” diyerek duruma dikkat çekti.

Bir araya gelme gerekçelerini “Bunun için sahih İslam geleneğinin göz ardı edilemeyeceği görüşünde olan âlimlerin şimdilik bir kısmı; Hz. Peygamber’in Hz. Ali’ye: “Ne yapacağınızı şaşırdığınızda tek başınıza hareket etmeyin, âbid âlimleri toplayıp onların istişaresiyle hareket edin” tavsiyesine uyarak bir araya geldiler. Uzun istişarelerden sonra önce bir birlik, sonra da bir vakıf oluşturdular. Şimdilik otuzu mütecaviz İslam âlimi bu birliğe katıldı. Birlik, ileriye doğru aynı duyarlığı taşıyan âlimlerle genişlemeyi planlıyor.” dedi. Birlik yakında faaliyet alanları belirleyip toplumu din anlayışı konusunda aydınlatmayı planlıyor. Daha sonra İslam dünyasında bulunan benzer kuruluşlarla işbirliği imkânları aranacak.

Hayırlı olsun, ileride ben de bu birlik gibi oluşumlarda yer almak istiyorum. Allah hidayet ederse ilmiye, olmadı kalemiye… Öyle veya böyle ben de medeniyetimiz için yararlı işlerde bulunmak istiyorum. Gözümü kırpmadan atşın altına elimi koyarım.

Turkiye-Alimler-Birligi-Toplanti-3

Bu birlikten bir şüphem yok. Özellikle Nurettin Yıldız Hoca Efendi’nin bu bildiriyi sizlerle paylaşmamın büyük katkısı var. Zira aylar önce bir videosunu izlediğim Nurettin Yıldız Hoca Efendi’yi takibe başladım. Hangi videosunu ve hangi yazısını okuduysam duymak istediklerimizi söylemediğine şahit oldum. Yani dinleyenin suyuna giderek çıkar elde etmek için sağda solda vaaz veren birisi değil. Her sözü tokat gibi yüzünüze iniyor.

Benim bu zaat beslediğim sevgi ne ham sofuluk ne de boş mutaassıplık. Ne demek istediğimi hangi görüşte ya da inançta olursanız olun ancak Nurettin Yıldız Hoca Efendi’nin videolarını izleyerek ya da yazılarını okuyarak anlarsınız. Kendisi interneti ve özellikle sosyal medyayı çok iyi kullanıyor. Haliyle Nurettin Hoca’nın video ve yazılarına kolayca ulaşabilirsiniz.

Benim beğendiğim videolar arasından iki tanesini sizler için aşağıda hazırladım. 1-2 dakika bile etmeyen bu videoları izleyerek ne demek istediğimi anlayacaksınız.

”Türkiye Alimler Birliği” Kuruldu” üzerine 2 düşünce

  1. Emre Yakıcı

    “Hangi videosunu ve hangi yazısını okuduysam duymak istediklerimizi söylemediğine şahit oldum.”DEMİŞSSİNİZ. HALBUKİ “”söylediğine”” DEMENİZ GEREKİRDİ.

    Yorumu değerlendir Thumb up 0 Thumb down 0

    Yanıtla
    1. Talha Turhal Yazar

      Emre dikkatin için teşekkür ederim. Ne demek istediğimin anlaşılması için ek bir metin yazdım.

      ‘Yani dinleyenin suyuna giderek çıkar elde etmek için sağda solda vaaz veren birisi değil. Her sözü tokat gibi yüzünüze iniyor.’

      Orada hani insanlar yaptıkları yanlışlara ‘sıkıntı yok ya devam et’ demesini bekler ya. İşte Nurettin Hoca böyle diyen birisi değil, insanların duymak istediklerinden çok farklı ve düz şeyler söylüyor demek istemiştim.

      Teşekkür ederim.

      Yorumu değerlendir Thumb up 0 Thumb down 0

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir