Türkler Hakkında Gerçekten Hadisler Ve Ayetler Var Mı?

Yıllardır tartışılan bir konudur Türkler hakkındaki hadis mevzusu. İslam Medeniyeti ve Kültürü içerisinde tarihçiler nezdinde üçe ayrılan Türk ilişkileri, günümüzde çoğu kesim tarafından Talas savaşıyla başladı sanılır ama İslam ile temas aslında Hendek Savaşı’na kadar dayanır.

IRKÇI MISIN?

Asla ve kat’a ırkçı değilim. Lakin dinimin sınırlarını da iyi bilirim, izin olan raddeye kadar atalarımla övünürüm, İslam sancağına nasıl sarıldıklarını coşkuyla dört bir yanda anlatırım. Onları yad ederim, bunun hiç bir yerinde ırkçılık yoktur. İnsanların fıtratı farklı farklıdır, bu yüzden milletime ait bazı üstünlüklerden bahsederken böbürlenmek yerine Allah vergisi diye hamd ve şükür ederim. Yine aynı şekilde bilirim ki farklı milletlerin de çeşitli üstünlükleri vardır. Bu farkları tespit ederken de bencil davranmam, yine Allah vergisi deyip kabul ederim. Yani genel anlamdaki tabiriyle, soruya da cevap olarak, ırkçılık yapmam.

DEVAM

Müslim’in rivayetine göre Hz. Muhammed (S.A.V.) Hendek Savaşı sırasında bir Türk çadırında oturarak hendek kazma işlerine nezaret etmiş. Yine Müslim’in aktardığı bir hadiste Peygamber Efendimiz, Medine’de bir Türk çadırında itikafa çekildiği belirtilmektedir.

İslam ile temas Hendek Savaşı dedik ama Araplarla olan ilişkiler daha eskidir. Cahiliye dönemi şairlerinin şiirlerinde Türkler’den bahsettiğine rastlanmaktadır. Bu şairlere Şemmah bin Dırar ve Hasan bin Hanzale örnek gösterilebilir.

Yine cahiliye dönemine paralel olarak Hazar Türkleri ile Sasaniler arasında da çatışmalar yaşanmaktadır. Sasaniler, Çin Seddi’ne kardeş nitelikte Türk akınlarını önlemek için Derbend seddini inşa etmiştir. Şimdi ‘Sasaniler ne alaka?’ demeyin. Zira Sasaniler ile Araplar’ın iletişimde olduğunu düşünürsek, Türk boylarının Sasaniler üzerinden Araplarla da iletişime geçtiğini net bir şekilde söyleyebiliriz. Bu dönemde Karluklar, Yazurlar, Halaçlar, Ak Hunlar, Hazarlar, Ağaçeriler ve Sullar Sasaniler ile irtibatta olan Türk boyları/devletleri olarak öne çıkmaktadır.

KUR’AN-I KERİM VE HADİSLER NASIL GÜNÜMÜZE KADAR KORUNDU?

Öncelikle burada yaklaşık 1380 yıl öncesinden günümüze kadar gelen kaynaklardan bahsedeceğiz, altını çizelim. Bilgi eksiği olan, araştırmayan ve bunun üzerine fikir yürüten birçok şahıs Kur’an-ı Kerim’in ve hadislerin değişmiş olabileceğini öne sürüyor. Bu şahıslar var olan birçok bilim dalından habersiz. Dilerseniz şimdi böyle düşünen abilere ablalara cevap verelim.

-Hadis nedir ve nasıl korunur:

Kısaca hadis, Hz. Peygamberin sözleri veya O’nun fiil ve onaylarının sözle ifadesine denir. (Diyanet)

Hadîs ilimleri usul ve esastan meydana gelir: Usuli Hadis, hadislerin ravisini (aktaran), senedini, metnini araştıran ilim dalıdır. Hadisi kimin rivayet ettiğini, hadisin kesintili olup olmadığını, metnin doğruluğunu araştırır. Alt ilim dalları vardır.

  •     Cerh ve Ta’dil, raviyi redd (cerh) veya duzeltmeyi (tadil) ele alır.
  •     Rical, ravilerin hayatını ele alır. (Bu çok önemli bir görevdir)
  •     Hadis ihtilafı, birbiriyle çelişen hadisleri karşılaştırır.
  •     İlelilhadis, hadisin doğruluğunu zedeleyen gizli noktaları aydınlatır.
  •     Garibulhadis, hadislerde geçen terimleri araştırır.
  •     Nasih ve Mensuh, hükmü kalkmış hadisleri araştırır.
  •     Kutsi hadis, manası Allah’tan sözü peygamberden olan hadisleri ele alır.

Gördüğünüz üzere, yalanın önüne geçmek için Araplar, hadislerin gerçek olup olmadığını araştırmak için meslekler oluşturmuştur.

-Kur’an-ı Kerim yani Ayetler nasıl korunur:

  • Hiç şüphe yok ki, Kur’ân’ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız. – Hicr 9. Ayet. Meal Elmalılı.

Yani bizzat Yüce Yaratıcı tarafından korunan Kur’an-ı Kerim, günümüze kadar değişmeden gelmiştir.

Not: Yani alt başlıklardan anlaşılacağı üzere İslam, beşerin (insan) oluşturduğu konsillerde (konsey) birkaç liderin kararıyla meydana gelen kanonik bir yapıya sahip değildir (…)!* Bu cümle için tüm dikkat çekme işaretlerini kullandığımı farz edin.

İŞTE HADİSLER

  1. ‘Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayınız” (Ebu Davud, ”Melahim”, 8; Nesai, ”Cihad”, 42)
  2. ‘Siz küçük, çekik gözlü, kırmızı yüzlü, basık burunlu, çehreleri sanki örs üzerinde dövülmüş ve üzeri derilerle kaplanmış sağlam kalkanlar gibi bir kavim olan Türkler ile savaşmadıkça, kıyamet kopmayacaktır. Siz kıldan örülmüş çorap giyen bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır.’ (Buhari, ”Menakıb”, 24; Ebu Davud, ”Melahim”, 9.)
  3. ‘Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayın. Allah’ın ümmetime verdiği mülk ve saltanatı ellerinden ilk olarak alacak kavim Kantüra oğullarıdır’ (Ebu Davud, ”Melahim”, 10; Müsned, V. 40)

Daha bir sürü hadis var lakin ben dijital platformdaki değil gözümün önündeki kaynaktan yazmak istedim. Şimdi hadislere açıklık getirelim.

Birinci hadis için iki yorum yapılabilir. İlki Türkler’in İslam’ı kabulüyle hizmeti son safhaya taşıyacaklarından dolayı Araplar ile Türkler’in birbirlerine zarar vermemeleri öngörülmüş. Diğer bir yorum ise Türk milletinin savaşçı ve mücadeleci olmasından dolayı çıkacak kötü sonuçlar şeklinde olabilir.

İkinci hadis ise net bir şekilde Türk milletinin fizyolojik yapısı anlatılıyor.

Üçüncü hadiste ise ‘Kantüra Oğulları’ sizi şaşırtmasın. Araplar, Türkler’e yer yer böyle isim vermiştir. Bu hadis koca bir konudur ki bunun için sizlere bu makalemin devamı olarak Türkler’in İslam Medeniyeti’ndeki hizmet evresini yazmam gerekecek. Yeni makaleye ne zaman başlarım belli olmaz. Siz en iyisi şu başlığı ayrı bir sekmede açın ki okumakta olduğunuz bu yazı bitince bakarsınız: ‘Emirülümeralık nedir?

İŞTE O AYET

  1. ‘Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah’ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah, geniş ihsan sahibidir, her şeyi çok iyi bilendir.’ – Maide 54. Ayet. Meal Elmalılı.

Bu ayet için ‘Türkler’i işaret etmektedir’ diyen alimler mevcut. Gerçi alimlere bile neredeyse gerek yok. Birazcık tarihi yoklayan kişiler dahi ayeti Türk milletine yorabilir. Zira tarihi kanıtlar saymakla bitmez. Türkler’in İslam’ı benimsedikten sonra gerek savaş alanlarında gere medeniyet (yönetim, kültür, bilim vb.) oluşumunda son 1000 küsur yıl içerisinde nasıl hizmet ettiği net bir şekilde ortadadır.

VELHASIL

Durum bu değerli okurlar, gerisi sizin bireysel araştırmalarınız ve inancınıza bakıyor. Ben bir Türk genci olarak değerlerime böyle bilgiler edindikçe daha fazla sarılıyorum. Sanılanın aksine Türklük bir yana dünya bir yana demiyor, İslam’ın emrettiği doğrultuda diğer kavimleri de seviyor ve sayıyorum.

İslam dini birleştiricidir. Her yerinde cemaat olma vardır. Din  ‘Allah ile kul arasında’ safsatasına kanmayın, dini bireyselleştirmeyin. Bizler birlik beraberlik içerisinde altın çağımızı yeniden yaşayabiliriz. İslam çatısı altında farklı milletlerin bir araya geldiği Emevi ve Abbasiler döneminde sınırların nerelere kadar ulaştığı ortadadır. Fransa içlerinden Roma surlarına, Afrika’nın göbeğinden İdil’e ve İstanbul’dan Doğu Türkistan’a uzandık… Birbirimizi yemeye başladığımızda da sınırların ne kadar gerilediği ortadadır. Abbasi dönemi ve sonrası belir bir şekilde ortaya çıkan Türk yönetimi yine İslam çatısı altında sınırları tekrar asırlar boyunca fiziki ve manevi olarak büyütmüştür. Ta ki yine içten ve dıştan birbirimizi yiyene kadar… (Bkz. 31 Mart İsyanı Özel: II. Abdülhamit ve Enver Paşa Gerçekleri)

DEVAM YAZILARI NASIL OLACAK?

Nasip olursa 4 tane yazı yazmayı planlıyorum:

  1. Hz. Halid bin Velid Bölüm 2: Savaşları ve Ölümü (Not: 1. bölüm burada)
  2. Türkler Hakkındaki Diğer Hadisler
  3. İslamiyet’te Türkler’in Mücadele, Hizmet ve Yönetim Devirleri
  4. İlmin İrfanın Beşiği Türkistan

 Kaynaklar: Prof Dr. Abdülkerim ÖZAYDIN derlemeleri,
Cahiz, (1967) Hilafet Ordusunun Menkıbeleri ve Türkler’in Faziletleri, trc. Ramazan Şeşen, Ankara.
Kitapçı, Z. (1988) Türkistan’da İslamiyet ve Türkler. Konya.
Kitapçı, Z. (1994) Orta Asya’nın İslamlaşma Süreci, Ankara.
Kutlu, S. (2000) Türkler’in İslamlaşma Sürecinde Mürcei ve Tesirleri, Ankara.
Merçil, E. (1993) Müslüman Türk Devletleri Tarihi, Ankara.
Öngel, B. (1988) İslamiyetten Önce Türk Kültürü Tarihi, Ankara.
Şeker, F. M. (2010) İslamlaşma Sürecinde Türkler’in İslam Tasavvuru, Ankara.
Şeşen, R. (1985) İslam Coğrafyacılarına Göre Türkler ve Türk Ülkereleri, Ankara.
Wellhausen, J. (1963) Arap Devletleri ve Sukutu, trc. Fikret Işıltan, Ankara
Yıldız, H. D. (1967) İslamiyet ve Türkler, İstanbul.

Not: İlim irfanın yayılması için istediğiniz yerde paylaşabilirsiniz. Lakin bir ricam var, kişisel düşüncem kaynak göstermeniz etik ilkeler açısından iyi olacak ve beni onore edecektir. Bu sayede ayrıca yazıyı görüp faydalananların Talha kardeşinizin adını dualarında eksik etmeyecektir diye düşünmekteyim.

Diğer ilginizi çekebilecek tarihi yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz.

Türkler Hakkında Gerçekten Hadisler Ve Ayetler Var Mı?” üzerine 8 düşünce

  1. özkan karakaş

    İslam dini birleştiricidir. Her yerinde cemaat olma vardır. Din ‘Allah ile kul arasında’ safsatasına kanmayın, dini bireyselleştirmeyin.
    bu cümleleri yazarken ne kadar da doğru düşünmüşsün Talha…Hayır ve bereket seninle olsun.

    Well-loved. Like or Dislike: Thumb up 33 Thumb down 4

    Yanıtla
  2. murat dere

    teşekkürler talha kardeşim, Türkler hakkında ayet ve hadis olduğunu duymamıştım daha önce. uslubun da güzel bence. iyi çalışmalar

    Well-loved. Like or Dislike: Thumb up 18 Thumb down 1

    Yanıtla
  3. Can

    Yüzyıllar boyunca İslamın koruyuculuğunu yapmış bir ecdadımız var. Allahu Teala’ya binlerce kere şükürler olsun ki böyle bir ecdada sahibiz. Bize daha nasıl bir örnek gerektir? Allah yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Bizleri Kur’an’a, namaza yöneltsin. Şu güzel sabahın ilk ışıklarında böyle güzel bir yazı okudum, feyz aldım. Allah razı olsun. İşiniz gücünüz rast gelsin. Sağlıcakla kalın…

    Well-loved. Like or Dislike: Thumb up 27 Thumb down 0

    Yanıtla
  4. Talha Turhal Yazar

    Allah senden de razı olsun. Sabah namazını eda etmiş işlerle uğraşırken böyle bir yorum almak beni ne kadar mutlu etti bilemezsin. Çok ama çok mutlu oldum. Senin gibi güzel sözleri yazıya döken diğer arkadaşlara da teşekkür ederim, Allah onlardan da razı olsun inşallah.

    Well-loved. Like or Dislike: Thumb up 23 Thumb down 1

    Yanıtla
  5. Serkan

    Bu soracaklarım yazarı yada herhangi birini haksız çıkarma, veya başka bir amaç içermemektedir.

    Okuduğum ayetlerin, hadislerin doğru olduğundan şüphe etemeden okumak istiyorum. Fakat aklıma sorular gelmiyor değil.

    Hadislerin doğruluğunu araştıran insanlara nasıl güvenebilirim? “Bu hadis doğru değil ama doğru diyelim” demiyeceklerini nasıl bilebilirim?

    Müslüman insaları dinden çıkarmak isteyen insanların, Kur’an-ı Kerim’i değiştirirken, İncil’den edindikleri deneyimlerle “Asla değiştirilemez ayeti yazalımda şüphelenmesinler” demediklerini nasıl bilebilirim?

    Well-loved. Like or Dislike: Thumb up 8 Thumb down 0

    Yanıtla
    1. Talha Turhal Yazar

      Hadisler ile Kur’an’ın günümüze nasıl geldiği bu yazıda mevcut zaten. Ankara’dan başla dünyanın dört bir yanını gez, her yerde rastladığın Kur’an birbiriyle aynıdır. Hafızlık sistemiyle Kur’an’da tahrif engellenmektedir. Biri dinden çıkarmak için bunu yapsa da 1000 tane hafız yetişmektedir. Yani bu sistem Allah’ın izniyle kusursuz işliyor. Denemesi bedava.

      Hadislerle alakalı soruna cevap da bu yazının ‘nasıl korunur’ bölümünde mevcut.

      Well-loved. Like or Dislike: Thumb up 10 Thumb down 0

      Yanıtla
  6. zeynp

    siz daha alimlerimizi kabul etmiyorsunuz kendi kafanıza göre yanıtlar vermişsiniz ne demek işi alimlere götürmeye gerek yok bu yazıyı yazmıssınız ama kendiniz ırkcısınız bence

    Hot debate. What do you think? Thumb up 3 Thumb down 5

    Yanıtla
    1. Talha Turhal Yazar

      Kime yazdınız bunu? Bana mı? Bana ise ben böyle bir şey demedim. Ya da hatırlatır mısınız, nerede demişim + beni hangi hususa binaen ırkçılık ile suçluyorsunuz?

      Well-loved. Like or Dislike: Thumb up 10 Thumb down 0

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir