“Yarabbi Bize Murad Paşalar Gönder”

Bazıları için iyi ki demokrasi var, iyi sıyrılıyorlar… İşte böyle anlarda sabır çekiyor, diş biliyor ve bazı şahıslara rahmet okuyorum. Bunlardan birisi de Kuyucu Murad Paşa!

“Demokrasinizin içine tüküreyim” dediğimiz anları yaşıyoruz. Devletin içerisinde, mecliste yer alan hainler, ülkenin farklı bölgelerinde kararlı mücadelede verilen şehitler, en iyi dostunuzun bölücülere destek olan partilerin fitnesine kanması gibi hususlar diş bileye bileye azınızda diş kalmamasına sebep oluyor. İşte böyle bir anda eller semaya kalkarak “YARABBİ BİZE MURAD PAŞALAR GÖNDER” diyorsunuz.

5 Padişah değişikliği gören Murad Paşa, ahirete intikal etmesine çok az bir zaman kalıncaya kadar, Allah rızası için, devleti için, ölüm döşeğinde olması gerekirken at sırtında isyancı tepeleyen bir ulu çınardır.

Çoğu kişi, özellikle tatlısu humanistleri Kuyucu Murad Paşa’yı sevmezler. Çünkü kendisi devletine isyan eden, kendi döneminde neredeyse 20 yıla yakın zamandır Anadolu’yu yakıp yıkan, halka zulm eden çapulculara gerektiği gibi davranmıştır. Aklıma Bozo adlı film karakterinin bir sözü geliyor.

“Bu memleketin ekmeğini yiyip ihanet eden, bir gün mutlaka ekmeğini yediği elden kurşunu yer.”

Kuyucu Murad Paşa’nın yaptığı da tam olarak bu idi. Ama Murad Paşa’nın asıl sevilmeme nedeni, bir çocuğu boğmasıdır.

Naima Tarihi II. cildinde yer alan (s 48) Murad Paşa’nın beyanı size aktarıyorum.

“Kalenderoğlu, Kara Said gibi eşkıyalar analarının karnından at ve mızrak ile doğmadılar. Hepsi de böyle çocuk idiler. Sonra böyle büyüynce alemi fesada verip bunca insanı öldürdüler. Bu çocuk ise, bunlarla gezip bunların tabiatlarından bir şeyler kapmıştır. Bilahare terbiyesi için ne kadar çalışırsa çalışsın bunun tabiatını değiştirmek mümkün olmaz. Bu da bir celali olup çıkar.”

Son olarak da 90’larındayken İran seferi öncesi Muslu Çavuş ve Yusuf Paşa adlı iki hain celalinin de kellesini almış. Bu hareket karşısında Sultan Ahmed, kendisine daha önce görülmemiş bir hitapla “Benim Babacığım! Bana eylediğin hizmetin mükafatını sana Hak Teala versin!” demiştir. (Osmanlı Tarihi, C2, S575, Mısıroğlu)

Tarihçi Naima’ya göre bu düşünce yapısıyla yaptığı uygulamalada Canbolatoğlu, Kalenderoğlu, Tavil Ahmed, Meymun ve Kara Said eşkiya grupları büyük küçük toplam 85-90 bin kişi öldürülmüş.

Kimileri “oha 100 bin adam ölmüş lan, çocuk da var arada” diyebilir. Arkadaşlar devlet işi bu şakaya gelmez. Hem celaliler ne yaptı haberiniz var mı? Bu isyanlar öyle isyanlar ki dış güçlerden daha fazla devlete zarar vermiş. Öyle ki Anadolu, Suriye ve Irak adeta dingonun ahırına dönmüş durumdaydı. Devlet varlığı had safhada tehlikeye girmişti. Ya da durun Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil ve Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci’den bir dinleyin bu çakalları…

İşte böyle beyler bayanlar. Devlet işi bu şakaya gelmez, %0,000000000001 dahi olsa şüpheler arkada bırakılmaz.

Murad Paşa diyorum zira o bir kararlılık örneği. Dik durma örneği. At sırtında duramadığı halde ata bir şekilde kendini bağlatıp at sırtında isyancı kovalayan birisi O. Bilmiyor muydu döşeğinde emir vererek askerlerine iş paslamasını? Bilakis en kral şekilde yaşayabilecek durumdaydı. 5 padişah gördü, vezir dahi oldu!

Bakın daha ilginç bir şey söyleyeyim. Kendisi Hırvat asıllıdır. Hırvat HIRVAT! Hırvat asıllı bir kişi, senin benim dedelerim için ANADOLU TOPRAKLARINI İSYANCILARDAN ORDULAR YÖNETEREK TEMİZLİYOR. Elin Hırvatı’nın ne işi var Suriye’de isyancı tepeliyor? Çünkü O, Müslüman olmuş, Ümmet bilincini almış, Allah’ın rızası, devletinin bekası için 90 yaşında at sırtında hizmetten geri kalmamış. Bu gücü nereden almış? Bir Hırvat ile Türk’ün ortak paydası ne olabilir? Kültürler son derece farklı, ırk farklı? Bunun tek bir cevabı var, üste yazdım aslında, İSLAM.

Allah Teala Murad Paşa ve onun gibi nice paşalarımıza rahmet eyklesin. Biliyorsanız bir fatiha okuyun runlarına.

Unutmadan Mehmed Han (Çelebi) için de fatiha okuyalım. Dış tehditten daha teklileki bir şey vardır. O da iç tehdittir. Zira dış tehditte bir olursun, ama iç tehditte bölünür yok olursun. Bu cümleleri kurarken aktüel konular gözümün önüne geldi. Bölücülere, isyankarlara gerek kalmıyor muhalif saftaki grubun öyle gözü dönmüş ki devlet ricaline saldırıyor. Şu an saldırman gereken, sözlerine lanetlemen gerek kişiler devletin ricali değil. Ulan birlik olalım şu bölücü güruh bitsin sonra yine siyaset yaparsın! Abdülhamit Han’ı tahtan indirmek için dış güçlerle işbirliği yapmaya çalışan, onca sorun varken ihtilal isteyen ittihatçı kafa halen varlığını koruyor desem hata yapmış olmam. 

SÖZLERİM BİTERKEN

O bazıları varya, kendilerinde anlayamadığım bir talih var. Devletimizin kolluk kuvvetlerine bomba atarken bobası elinde patlayan 14 yaşındaki veledi yine polis hastaneye götürüyor. Bu yazdığım vaka daha dün denebilecek yakın bir zamanda gerçekleşti. 27 Ağustos’taki Diyarbakır yerel haberlerine bir bakın. Şimdi 14 yaşındaki bu veled, elindekini elma olarak biliyor Polis/Asker aç yemek atıyorum onlara diye mi sokaklarda geziyor? Bu güruh öyle talihli ki kendisini öldürmeye geleni yaralanınca hastaneye götern devlete sahip. Dünyada böyle merhametli bir devlet BULAMAZSINIZ! Dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir sınav içerisinde Türkiye. Allah Teala bizlere ve kolluk kuvvetlerimize sabır ve sağlık nasip eylesin. Muvaffak kılsın.

Bazı düşüncelerim var:

  • Devletin çok daha dikkatli davranması lazım. Son derece caydırıcı kanunlar çıkması lazım. Gerçi Yaradan’ın kanunu var ama… Neyse girmiyorum bu konuya.
  • Belli bölgelerde daimi 1’den fazla insansız hava aracı uçurularak bölgeler 24 saat izlenmeli. Kaç gere Dağlıca’da baskın oldu misal.
  • Hala hala, 30 yıldır askeri intikal konvoylarına yola döşenen bombayla saldırıyorlar ve şehit veriyoruz. Abicim paramız mı yok, aciz miyiz? Değiliz neden önlem alınmıyor. Çatışırken ölsek olmadı deriz de araba içinde giderken ölme nedir. Öne bir araç koyarsın dedektörlü tespit eder. Bugün kendi kendine parkeden araçlar var, askeriye de bu teknoloji mi yok? Uzaktan insansız araçla bile yaparsın bunu. Şu aciz aklıma ben düşünüyorum 30 yıldır aynı ucuz şekilde şehit verilmez. Hadi dedektörün tespit edemediği manuel işlemler söz konusu diyelim. Yine 30 yılda bulamadık mı bir çözüm? Hadi bulamadım. Terör yuvaları belli, gidip neden almıyoruz, sadece uçak kalkıyor. Ya hep ya hiç değil mi?
  • Bölücülük yapan vekillerin dokunulmazlık hakkı alınmalı.
  • RTÜK’te yeni medya kısmına ihbiar hattı açılmalı. Bölücü yancıları hiçbir şekilde propaganda yapmamalı.
  • Ölüm vermektense gerekirse AB yasaları UN kaideleri hiçe sayılarak misli kuvvet – orantısız kuvvet kullanarak bu kanserliler kesilip atılmalı.
  • İskan politikası uygulanmalı. Doğuya Türk Cumhuriyetleri’nden dev insan toplulukları getirilip muazzam kolaylıklar sağlanarak bölgedeki demografik yapı değiştirilmeli. (Bkz. Van Erciş’teki Kırgız köyü https://www.youtube.com/watch?v=1JQXw2Fi_X4 )

Vs…

Ama bunlar için istikrarlı çalışan bir hükümet lazım. Bunu en güzel şu görsel ile izah edebilirim. Çok detaylı bir strateji oyunu var. Adı Europa Universalis IV, yazı tabanlı, grafik yok. 1444-1820 yılları arasında dünyadaki neredeyse tüm devletleri yönetme şansı tanıyor size. Oyunda Stability yani istikrar düzeyi göstergesi mevcut. Yaşanan gelişmeler sizin istikrar puanınıza etkiliyor. Ya en fazla -3 ya da en fazla +3 oluyor. Aşağıdaki görselde +3 olunca ticaretin artıyor, ajanlar ülkenizde kötü emellerini gerçekleştiremiyor, isyan çıkma seviyesi düşüyor, geliriniz artıyor… Eğer eksi olursa işte bu saymakla bitmeyen özellikler bir anda olumsuz yönde gelişiyor. İsyanlar çıkıyor, yabancı ülkelerin ajanları devlet sınırlarınız içerisinde her türlü katakulliyi rahatça yapıyor… Şu oyunda bile zorlanırken gerçekte devlet ricali kim bilir neler yapıyor. Bu açıdan da bakarak biraz empati yapmak lazım. Devlet yönetmek kesinlikle kolay bir iş değil, kesinlikle!

Kısacası işimiz zor, sınavımız zor. Bize düşen halk olarak kaos planlarına icabet etmemek, metaneti sabrı elden bırakmamak ve devlete güvenmek. Bu kararlı mücadele dönemi içerisinde seçimlerden de bir hükümet çıkar umarım. İstikrar sağlanarak daha az ve hatta kayıpsız şu şer topluluğu def ederiz İNŞALLAH.

Şehitlerimize rahmet, yakınlarına ve milletime başsağlığı dilerim. Şehitlerimizin ruhlarında bir fatiha okuyalım.

Son olarak, Fetih suresinde bize müjdelenen bir söz var, Allah Teala diyor ki “Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsân ettik.” metanetiniz kırılmasın. Ama bugün ama yarın zafer bizim.

“Yarabbi Bize Murad Paşalar Gönder”” üzerine 3 düşünce

  1. Zafer

    Abi ben bu siyasetten pek anlamam ama birkaç yıldır gördüğüm bazı şeyleri paylaşmak istiyorum. Erdoğan iyi bir siyasetçi, ancak cumhurbaşkanı olarak yaptığı bazı şeyler takdir edilir cinsten değil. Ettiği yeminde tarafsızlığa dair ilkeler bulunmasına rağmen AKP için resmen oy toplaması bu makamın ne kadar balon bir konuma geldiğini gösteriyor (AKP doğru yanlış karar buna değinmiyorum). Bir ara bir şey söylemişti Şam’da namaz kılacağız, bu günler yakın tarzından. Ama Rusya’daki cami namazından sonra Esad’a da resmen yeşil ışık yaktılar. Ayrıca en başından beri terörle müzakere yanlış adımdı. Her zaman mücadele etmeliydik. Türkiye’de bir halta yaramayan muhalefeti ilk kez o zamanlar desteklemiştim. Şimdi de kaos ortamından yararlanıp saldırıya geçtiler, ki bunun olacağı çözüm sürecinin ilk günü belliydi. O zamanlar kararlı bir şekilde mücadeleye başlansaydı belki de bugün durum farklı olurdu. Geçen doğuda görev yapan bir askerin yazısını okumuştum. Oradaki bir cümle beni yüreğimden vurdu. Asker diyor ki; ben daha taze bir domates yiyememişken teslim olan teröriste hazırlanan kahvaltı tabağını gördüğüm gün lanet ettim, diyor. Ne kadar acı bir şey, okuduğum an en son babam ameliyat olduğu zaman ağlayan ben, kendimi odaya kapatıp hüngür hüngür ağladım. Ve de dediğin gibi sürekli araba giderken kurulan pusuda şehit veriyoruz, karakollar baskın yiyor. Askerimiz silah ve alet olarak çok zayıf. Terörist her hava koşulunda yağmurda çamurda mis gibi çalışan keleş kullanırken biz sadece verdiği hasarı kabul edilebilir olan, su gördü mü tutukluk yapan G3 kullanıyoruz. Yediğimiz her baskında, pusuda savaşacağımıza istediklerini biz verelim. Osman Pamukoğlu’nun dediği gibi; bu adamların kampları belli yerleri belli. Toplu komandoları, özel harekat timlerini bordo berelileri, hava kuvvetlerini; iyi planlarsan tek asker bile kaybetmeden teröre büyük darbe vurur, hatta bitirebiliriz. Her gün 100 terörist gebertsek ne, kitle imha etmemiz lazım, ipleri elimize almamız lazım. Allah devletimizi korusun.

    Yorumu değerlendir Thumb up 0 Thumb down 1

    Yanıtla
    1. Talha Turhal Yazar

      M. Kemal, İsmet İnönü kimler için oy topladı? Bu siyasetimizde yeni bir şey değil. Tayyip Erdoğan AKP yancısı gözüküyor işini geçelim.

      Esad’a yeşil ışık yaktılar diyorsun da neredeyse pakt kurarak Rusya’ya saldırıları sonlandır diyen hangi ülke? Dün sabah Rusya’ya uyarılarım olacak diyen Cumhurbaşkanı hangi ülkenin? Siyasi ve devlet çıkarı bakımından alangerli indiregandili cümleler kurulur. Aklıma hemen Süleyman Demirel geldi 😀 Şam’da da namaz kılacağız Allah’ın izniyle. Ümit yitirenin kalbi kurusun.

      Çözüm süreci Hz. Musa kıssası gibi. Türkiye insanlığını yaptı, hayvan hayvanlığını. Bölücülerle bundan sonra tam mücadele. Köklerine kadar kuruyacaklar.

      Asker gerekirse soğan ekmek yiyecek, biz davamıza nefer kazanmak için yemediğimizi uzatacağız. Sonra onlar da “ehlileşince” onlar da aynısını yapacak. Onlar da gerekirse soğan ekmek yiyecek. Vakaları herkes bilir, problemi kimse çözmeye kalkmaz. Evet, askerin anlattığı olayı biliyorum, son derece acı katlanılamaz bir olay. Ama biz sabır ağacının meyvesinin acı olduğunu biliyoruz. Burası Kanada veya Norveç değil, burası dünyanın yönetildiği topraklar. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sınav yok…

      Askerlerimizin donanımları zayıf değil. Uluslararası yabancı askeri istatistik tutan sitelere bak. Doğudaki teçhizat ile batı farklı. Hele operasyon teçhizatlarına girmiyorum.

      Osman Pamukoğlu’nun siyaseti bırakıp araziye dönmesini arzu ederim açıkçası. Evet, kamplar belli, bombalamalar operasyonlar sürüyor. Görmedin mi adamlar ağlıyor. Belleri kırıldı, sırf şu son birkaç ayda 1000’den fazla adam kaybettiler, mekanları darmaduman oldu.

      Amin, devletimize zeval gelmesin.

      Moral bozmayın, partiler gidici devlet kalıcı. Bu devletin dinamikleri hainleri başa getirmez.

      Unutma, ihanet ile hatayı karıştırmayın… Hata yapmayan kimse yok. Peygamberlerde bile “zelle” var…

      Yorumu değerlendir Thumb up 2 Thumb down 2

      Yanıtla
      1. Zafer

        Abi ilk cümlemi biraz yanlış anlamışsın. MK Atatürk’ün İsmet İnönü’nün oy toplamış olması bunun doğru bir şey olduğunu göstermiyor. Zaten Atatürk döneminde çok partili bir dönem yok, ta ki 1945’te Milli Kalkınma Partisi’ne kadar. İktidara muhalefet olanlara bir de cumhurbaşkanının muhalefet olmasına gerek yok, ahlaki açıdan yer de yok. Muhalefete en büyük muhalefet zaten iktidardır çünkü.

        Süleyman Demirel’e güldüm 😀 Ümidini yitimek değil de bilmiyorum belki de yaptığım işten dolayı siyasette böyle değişken cümleler bana ters geliyor.

        Ben terör örgütünün ehlileşeceğini sanmıyorum. AKP’nin terörle mücadelesi ilk iletimde yazmıştım zaman olarak yanlış diye. Ama mücadele etmek bence biraz geç de olsa en doğru karar. Bu yüzden “adamlar zaten güçlerinin büyük bir kısmını kaybettiler, barışa hazırlar” diyerek uzlaşmak yerine sesleri tamamen kesilmeli.

        Doğudaki çatışmaya giren askerin silahı G3’tür. Operasyonları demiyorum. Yani askerlerimizin standart silahı G3. Bence G3 uzun menzilli ve Öldürücü olmasına rağmen özellikle acemi döneminden gelen askerlerin tercihi için daha uysal silahlar seçilebilir. (Komando için en uygunu birkaç modifiye eklenecek G3’tür o ayrı.)

        Osman Pamukoğlu emekli olduğundan sanırsam devlet rica/emir etmediği sürece kendisinin dönme durumu biraz zor gibi. Osman Pamukoğlu’nda ısrar etmemin nedeni askeriye taktiklerine hakim olmasıdır. Kesinlikle şu anki askeri üst kadronun başaramayacağını düşünmüyorum yani, inancım tam. “Karakola gerek yok. Gelsinler bakalım, girsinler… Nereden girecekler? Pusuyu kurarsın, ağı kurarsın, mostrayı kurarsın alırsın.”

        Yorumu değerlendir Thumb up 0 Thumb down 1

        Yanıtla

Talha Turhal için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir