Yunan Harbi tahlili ve ‘Yunanı İzmir’de denize döktük’ gerçeği!

Dikkat edin! Yunan Harbi, İstiklal Savaşı, İzmir’in Kurtuluşu ve  7 düvel çıkmazına giriyorsunuz…

Şimdi diyeceksiniz ‘Sen kimsin ki ‘Yunan Harbi Tahlili Ve ‘Yunanı Denize Döktük’ Gerçeği!’ başlığı atacak gücü kendinde buluyorsun?’ Haşa! haddimi bilen biriyim. Tahsil ve terbiye etmediğim bir husus üzerine asla makale veya yazı yazmam. Lakin araştırma yapıp argüman sunanla sunmayan arasında da bir seçim yapacak aklım var elbette. Sizde de bu akıl var, videoyu izleyelim sonra üzerine adabına uygun bir şekilde konuyu istişare edersiniz.

Ayrıca Patras Vakası ile alakalı yazılarıma da aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz…

  1. Patras Vakası ve Rumlar’ın kadim yemini

  2. General Ignatyev’in hatıratı ve Patrik Gregorios’un mektubu

Yunan Harbi tahlili ve ‘Yunanı İzmir’de denize döktük’ gerçeği!” üzerine 5 düşünce

  1. boruzaki

    Merhabalar;

    Öncelikle şu tespitle başlamak istiyorum, bizim okumuş alanında uzmanlaşmış insanlarımız bile bazen sap ile samanı karıştırıyor, konuyu bilerek ya da bilmeyerek saptırıyor.

    Her şeyden öncee, artık bizlere okutulan milli tarihin ne derece yanlı ve objektiflikten uzak olduğu, internet aleminde doğru bilgiyi arayan her insan için aşikar, fakat burada yapılan büyük hata (her zaman yapılıyor) milli tarihi cumhuriyet tarihiyle karıştırmaktır. Aslında en başına gidersek, belkide bu yanlışı milli tarih bilinciyle yeni bir ülke kurmak adına TÜRK lüğü en başına kadar araştıran, videodaki tarihçinin adını bile anmaktan kendini uzak tuttuğu Mustafa Kemal ve en az onun kadar değerli arkadaşları başlatmıştır. Mu uygarlığına kadar giden araştırmalar, milli tarihin cumhuriyet tarihiyle karıştırılmasına sebep olmuştur hep bu topraklarda.

    Şunun adını doğru koymak lazım, milli tarihimizi karşılaştırma (karıştırma) işine girdiğimizde, Osmanlı İmparatorluğunun bile dünya tarihine yön vermiş muştuları değersiz kılacak bir tarih bizleri karşılar. Dünyanın en eski milletleri arasında sayılan biz Türklerin bu denli karşılaştırmalar yapması sanırım bu tarz tehlikeleri hep arzedecek vaziyette.

    Gelelim Yunan muharebesine, videodaki uzmanımızın değerli çıkarımlarından anladığım kadarıyla, mücadelenin milletçe yapılmasının es geçilip tek adamcılık zihniyetiyle bu birliğin göz ardı edilmesi, Kadir beyi rahatsız etmiş fakat Kadir bey şu noktayı gözden kaçırıyor; o şanlı birlikteliği ortaya çıkarmak lider olmadan, yani bir yönlendiren birim olmadan çok zor. Bunun örneğini sadece Cumhuriyet tarihinde değil, Milli tarihimizde de çokça görebiliriz. Keza bahse konu olan mücadelenin biraz gerisine gidersek, bir sarıkamış vakasını, yanlış önderliğin o birlik olmuş millete ne gibi zaiyatlar verebileceğini çok rahat görebiliriz. Hasılı, objektiflikten uzak bir tarihi hiç birimiz istemiyoruz fakat, zamanında yapılan yanlışların yine o zamanda yapılan büyük fedekarlıkları gölgelemesi ve hatta günümüzde bilim üzerine uğraşan insanların bile kin güdebildiği bir hal alması hem tehlikeli hem ahlaksızca. Son söz; Yanlışlar yanlışlarla düzeltilmeye çalıştıkça, doğru değersizleşir…

    Teşekkürler.

    Well-loved. Like or Dislike: Thumb up 11 Thumb down 5

    Yanıtla
  2. Talha Turhal Yazar

    Yanlış değerlendirme yaptığınızı görmekteyim. Öncelikle karşılaştırmanın amacı videoda belirtilmiş. Lise’deki heyecanlı öğrencilerin hangi padişah daha iyi sorusuna benzer bir karşılaştırma yok burada. Harp açısından örneklendirmeler ve değerlendirmeler var.

    Yunan askeri geri çekilirken yakıp yıkarak ve konaklayarak gidiyor. Türk ordusu nasıl oluyor da 2 gün farkla takip ediyor? İzmir’e nasıl 2 gün geç varıyoruz? Bir sürü soru sorabilirim.

    Ne yazık ki gelen ilk yorum argümansız oldu. Siz kendi görüşlerinizi ve anladıklarınızdan yola çıkarak, teşekkür ederim, yıkıcı olmayan bir eleştiri yapmışsınız. Lakin videodaki değinilen hususlar hakkında hiç bir argümanınız yok. Bu içeriği siteme eklememin amacı ‘herkes elindeki kanıtları, delilleri ortaya koysun da olay neymiş bir anlayalım’dan ibaret.

    Bu arada Kadir Mısıroğlu’nun Enver Paşa değerlendirmesini aşağıdaki linkte yer alan son 2 videodan izleyebilirsiniz.

    http://www.talhaturhal.com/31-mart-isyani-ozel-ii-abdulhamit-ve-enver-pasa-gercekleri.html

    Hot debate. What do you think? Thumb up 7 Thumb down 6

    Yanıtla
  3. sonyabgu

    konuya ilişkin yorumların ve tartışmanın seviyeli olması ne kadar güzel hem editör hemde yorumcular bilgili kişiler ne kadar güzel birşey zevkle okuyor ve dinliyoruz.

    Yorumu değerlendir Thumb up 4 Thumb down 1

    Yanıtla
  4. X

    Videoyu en fazla 2 dakika izleyebildim.
    İki dakika yetti bana.
    Yunan’ı denize dökmediğimize ikna oldum.
    Geride bir hayli Yunan kalmış anlaşılan.
    Mısırlıoğlu denilen raporlu delinin söylediklerini buraya argüman olarak koyuyor olman bile başlı başına art niyetli bir yaklaşım.
    Neymiş efendim piskolojik üstünlük bizdeymiş.
    Ulan 200 senedir bir tane savaş kazanamamışız.
    Düşman Viyana kapılarından bizi Ankara’ya kadar sürmüş.
    Gelmiş piskolojik üstünlük bizde diyorsunuz.
    Neymiş efendim biz Ankara’dan Polatlıya ikmal yaparken o daha uzaktan yapacakmış.
    Neyin ikmalini yapıyorsun?
    Memleketin elinde silah mı kalmışta ikmal yapıyorsun?
    Sadece büyük taaruz zamanında düşmanın topçu birlikleriyle eşitlik sağlayabilmek amacıyla Kazım Karabekir komutasında ki topları batı cephesine kağnılarla nakletmek aylar sürmüş.
    Yunanistan dediğin ülke 1. dünya savaşında kaç cephede savaşmış?
    Sen kaç cephede savaşmışsın?
    Elinde avucundan hiç bir şey kalmamış.
    Gerçek manada hiç bir şey kalmamış.
    Okumuş alimin, demirci ustan, marangozun kısacası işine yarayacak zanaatkarlarının çoğu birinci dünya savaşında ölmüş.
    Nitelikli insan gücün bile kalmamış elinde.
    O adamlar İngiltere tarafından desteklenirken sen kıt kanaat mücadele etmişsin.
    Yunanı denize döktükten sonra İngiltere Başbakanı Lloyd George boşuna istifa etmiş o zaman.
    Madem bu iş bu kadar büyütülecek bir iş değil etmeseymiş değil mi?

    Bir üstte ki yorumda neden Türk ordusu 2 gün farkla geldi demişsin.
    Bu süre bu şekilde mi açıkçası bilmiyorum.
    Fakat basit bir mantık yürütelim.
    2 Eylül’de Uşak geri alındı. 9 Eylül’de İzmir.
    İzmir ile Uşak arası 200 km’den fazla.
    Normal bir kişi hiç durmadan yürüyerek gitse 48 saatte gider.
    Bir de bu ordunun 26 Ağustos tarihinden bu yana aralıksız taaruz yaptığını düşünelim.
    Ordu fazlasıyla yorgun.
    Kaldı ki ordu direk İzmir’e yürümüyor.
    Sağda solda dağılan Yunan birliklerini etkisiz hale getire getire gidiyor.
    Neyse kısacası Bu mısırlıoğlu denilen raporlu delinin söylediklerine itibar edeceğine git İlber Ortaylı’nın 1923-2023 Türkiye isimli kitabını oku.

    Yorumu değerlendir Thumb up 2 Thumb down 0

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir